forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Telekineziyle mi utanmaz olduk ve Buz Üstünde Kayanlar...

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 

En büyük utanmazlık utanma duygusunun olmamasıymış. 

Utanma duygusu o kadar önemliymiş ki , hukukun yetmediği, önleyemediği pek çok olayı önlermiş, utanma yoksa toplumun başı dertte demekmiş, bunu artık   çok iyi anlamış olmalıyız.
Kayda geçsin.

Masum insanları öldürerek kurulan imparatorlukların utancını örtecek bayrak yoktur , bunu zaten  bu toprakların insanları olarak biliyor olmamız lazım .
Kayda geçsin.

Kapanmayan yaraları hukuk, demokrasiyi kullanıp  örtbas etmek utanmazların işidir, bunu da bizlerden iyi kim bilebilir ki  , kayda geçiriyoruz.

Bir başka utanmazlık örneğine geçelim mesela;
Kabiliyetsizlerin çok çalışkan olmaları utanç verici bir mazerettir .
Ve sırf çok çalıştıkları ve sürekli iş buldukları çünkü iş verildikleri için  zengin edilip, star mıtar diye çağırılanları hemen her sektörde göremekteyiz,  öte yandan  yetenekli dürüst insanların işsiz kalmaları  da  utanç verici bir acımasızlık, bunu da çok net gördük.

Politikacıların showman gibi davranmaları başka bir utanç , izliyoruz . Kayda geçsin.

Utançlar sektör tanımıyor , gırla gidiyor ;
Festivaller, (film festivalleri dahil ) insanlık ve sanatın kutlanması için bir araya gelmeye bahanedir, Ne tuhaf ve utanç verici ,  Belediyeler bunu bile beceremediler .
Son yıllarda olaysız , skandalsız geçen Film festivali yok kayda geçsin.

Utanç medyaya da çöreklenmiş durumda;
Etrafınıza şöyle bir bakın ;
Dünya Petrol şirketleri milyarları cebe indirirken,dünya milyarderleri sekreterlerinden daha az vergi öderken,
Akademisyen geçinip siyasete ekonomiye akıl verenler akil akil konuşurken ve medya ile yalaş bulaş olmuşken ,
Aynı insanların pek parlak fikirleri  iş alanlarını yok eder , insanları birbirlerine düşürürken, bu bir takım  dar çevre ekranlarda birbirlerine ilk isimleriyle hitap edecek kadar canım ciğerim olmuşken ,
Hiç utanç duymazlar mı ?
Soruyu kayda geçiriyoruz.

Biz sıradan insanların ,   medya yoluyla  onlara    yaptıklarının  hesabını  sorma hakkımız elimizden alınmışken , üstüne üstlük onlara minnet duyup teşekkür mü edeceğiz ?

Fazla seçenek bırakılmadı bizlere kayda geçiriyoruz.

Utanç sıralamasında kaçıncıyız  acaba ?

Artık seneye Hürrem ne diyecek, Küçük Kemal gurk etti mi, Özge ne doğurdu, Beren annede mi kaldı, Doğukan arabaya vınn mı yaptırdı, Zerrin hangi Başbakanları  seviyor, bu sene kim Kore filminden apartma filim yapacak haberleri kimseye teselli vermiyor.

Sıkıntımızı kayda geçirelim.

Dindarlık hassasiyetleri olan kanallarımızın, TRT’miz dahil , göz bebeği dini sohbetçi , ‘Modern Zamanların Rabia’sı’  yakıştırmasına mazhar olan bir hanımefendi  ekranlarda  konuk olduğu yemek programında  ahçıbaşının  hangi hallerde oruç tutulmaz sorusuna mealen şöyle yanıt verdi ;  doktorun hastalık nedeniyle yasakladığı hallerde oruç tutulmayabilir ,  ( ancak iki kere üzerine basa basa  ) teşhis koyacak doktorun Müslüman olması gerektiği hususunun altını çizdi.
Bari hangi doktora gideceğimizi de alt yazı geçselerdi.
Hanımefendiye göre Doktor  Hırsitiyan, Yahudi, Hindu  ise olmuyor !
Niye,  bize orucumuzu tutmayalım diye tuzak kurma ihtimalleri mi var doktorların , onlar bizlerin düşmanları mı ?
Müslümanlar birbirini yok etmeye çalışıken yaraları sarmaya çalışan sınır tanımayan doktorların hepsi Müslüman mı?
Osmanlı saraylarında Müslüman olmayan doktorlara tedavi olan Padişahlar bu hanımefendiden daha mı az Müslümandılar ?
Hani bu hanım birlikte yaşama kültürümüze büyük katkılarda bulunuyordu ?
Bu sözlerinden  utandım, çok utandım dahası sıkıldım artık bu çakma ...neyse ..........

Allah utançlarla kirlenmiş dimağlarımıza ,  bizlere  onun yönünde sevmeyi , sevdirmeyi  sürdürecek gücü ihsan etsin diye dua ediyorum , hatta saçma sapan konuşanlardan da umudu kesmiyorum, bende ki de ne Müslüman inadıdır kayda geçiriyorum.

Ama soruyorum ;
Ülkemizde  neden bu kadar utanmazlık var , telekineziyle bizi utanmaz hale mi getirdiler de ar damarlarımız çatladı  ve böyle  tuhaf insanlar olduk Sayın Yiğit Bulut  konunun uzmanı  soruyoruz.

Biz bu hale gelmişken Başbakan’ı kim kurtaracak telekinezi hücumlarından , siz mi ?
Yoksa  Telekinezi ile mücadele için  yeni bi ‘ehiller’ kurulu mu  oluşacak ?

Utanmazlık dünyanın  problemi , teselliyi kayda geçirelim ama demokrasi utanması olanlara da yaşama hakkı veriyor bizde sanırım bu kısım problemli....

Kıssadan Hisse :
Ülkenin birinde
Halka yasak,  buz tutmuş bir göl varmış.

Buz tutmuş koskocaman bu gölde
sadece özel insanlar
Kayıp dururlarmış neşe içinde  buzun  üstünde.
Utanmaz  insanlarmış buz üstünde kayanlar.
Kaydıkça buz üstünde,  zengin olurlarmış.

Buz üstünde işledikleri  günahlardan hiç utanmazlarmış.

Sonra an gelir  buz tutan göl  onca utanmazlığı kaldıramazmış.
Onlar gene de aldırmaz , çatırdayan  incelen buzda devam ederlermiş kaymaya

Halk gölün kenarında izlermiş onları ve merakla beklermiş buzun kırılacak
açılan  deliğin onları soğuk sulara gömeceği anı.

Çünkü çok  seyretmişler nefret ettikleri ne varsa kırılan buzda yok olup battığını.
Halka  yasak olduğundan  buz tutan gölde kaymak  , onlar kenarda sessiz beklerlermiş öç alma zamanını.
Yıllar böyle geçmiş.
Sonra bıkmışlar kendilerine yasak olan gölde,
boğulan insanları seyretmekten  usanmışlar durup öylece .

Öç almak istemez olmuşlar, utanmışlar kendilerinden
ve kurtarmak istemişler kendinden geçmiş buz üstünde kayan utanmazları.
Kendileri gibi  bir adam seçmişler  ,
Aralarından  Göl yasaklısı  bir adam
Ona , Anlat demişler buz üstünde kayanlara
Bu göl bu kadar utanç yükünü  kaldırmıyor
Bizden zengin ve bizi umursamaz da  olsalar,
izlemekten  utanır olduk bakamaz olduk kendi yüzümüze
insandır onlar da neticede.
‘Peki’  demiş adam, ‘Ben anlatırım onlara’ .
Halk demiş ki;  ‘ Ama  unutma sen bizdensin
hiç  bunu aklından çıkarma ve  kapılıp büyüsüne buz üstünde kaymanın
Sakın onlara uyma.
Seni buz üstüne yolluyoruz, onları da kurtarmaya....................’

Direniş incelen buz üstünde kayanları kurtarmak isteyenlerin ve buz üstünde ilelelbet dans edebileceklerini zannedenlerin  acıklı bir öyküsüdür

Ve üzerlerine giden polisi  Bir Türk Gestaposu haline getirmek isteyenlere halkın ölüm ve yaranlama pahasına   izin vermediği , polisin halkı değil, halkın polisi koruduğu  çok özel bir  hikayedir .
Ben böyle algıladım, umarım algı yasağını delmedim.
Peki buz üstünde kayanları kurtarmaya giden adama ne oldu ?
Henüz hikayenin sonu yazılmadı.
sevgiyle
necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN