forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Toksik Medya

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Medyamız devri daim motoruyla aynı suyu basan fıskıyeli havuz gibi. 

İktidarlar geliyor , gidiyor, ama medya  havuz yosun tutmuş , suyu bulanık , kokular saçarak varlığını sürdürüyor.

Gelecek umutlarını yok eden, kamu yayıncılığı sorumluluk ve bilincini yerle bir etmiş, hayatımıza giren ,  çıkarken kapıyı açık bırakan bir medyamız var  . 

Medya yüzünden ‘ Güvenlik hislerimiz ‘  zedelenmiş  bu yüzden  asabiyiz çünkü uyku tutmuyor karşısında. 

Tuncay Özkan’ın aldığı mahkumiyet kararının gerekçelerini henüz bilemiyoruz , ama şayet kötü  yayıncılık yaptığı içinse , kendi kanalını açmadan önce ana akım medyanın muhtelif televizyonlarında en üst düzey görevlerinde bulunmuş bu adam  medyanın günah keçisi miydi  , nerede müsebbipler diye insan sormadan edemiyor , öyle ya kötü  televizyonculuk, gazetecilik, yapmanın bedeli müebbedse şayet ,  bir tek o mu kötü yayıncılık yapan ?

Orhan Miroğlu’nun Star Gazetesi 5 Ağustos tarihli  ‘Tuhaf zamanlar’ın gazetecilerine geçmiş olsun’ yazısını okumanızı tavsiye ederim. 

Avrupa’da soğuk savaşın sona ermesiyle değişimi kavrayamayanların işlerinden güçlerinden nasıl olduklarını hatırlatıyor. 

Miroğlu  kovulduk diye feryat eden gazetecileri servet beyanına davet ediyor ve servetlerini gazetecilik yaparak kazanmış olma ihtimallerinin olmadığını yazıyor , düşünülmesi gerekir  çünkü ortada büyük servetler kazacak kadar önemli  gazetecilik yapanların sayısı çok az. 

Yıllar önce Uğur Dündar’ın Soğukoluk Baskını tarzı gazetecilik yapan var mı ? 

Uğur bile uzun süredir yapmıyor.

Kadınların köle gibi fuhuş için satıldığını,  açıkça alemlerin yapıldığını , kadınların saklandıkları yerlere kadar göstererek kanıtlamış  ve arkasındaki mafiozik yapıyı cesaretle ortaya çıkarmış bizlerin gözüne sokmuştu .  

Gerekenler bu gazetecinin açtığı yolda yapılabilseydi belki bu gün  kadınlarla ilgili gitgide yoğunlaşan yaşadığımız sorunlar facialar yaşanmazdı.

Şimdi bu adamla sanki Guantanamo’ya duvardan atlayıp girmiş ortaya çıkarmış gibi kendini reklam eden embedded hıyar aynı mı ? 

Yıllar  sonra yabancı filimlere konu olan ‘Human Trafficking ‘ meselesinin gerçeğini ekranlara  getirmişti Uğur Dündar.

Halepçe olaylarını da iki Türk gazeteci dünyaya resimlemişti.

Var mı böylesi  sosyal  yaraları  cesaretle haber veren gazeteciler, servetleri helali hoş olsun diyelim . 

Algı yönetmekten gazetecilik , televizyonculuk yapamaz halde olan  televizyoncular, gazeteciler  kollarında taktıkları  saatlerin , satın aldıkları söylenen yachların, evlerin, yalıların, vilların hesabını veremez haldeler , soru hangi gazetecilikle bu paraları kazandıkları sorusudur , Miroğlu sormakta haksız mıdır ?

Anlaşılan  algı yönetim elemanı olarak gazeteci kamuflajı ile çalışmak çok karlı bir iş, 

Bu durumun   Ak Parti iktidarı ile başladığını söylemek haksızlık olur.

Ancak şaşırtıcı olan bu durumun  Ak Parti iktidarı döneminde de hala  devam ediyor olmasıdır. 

Miroğlu’nun cesur yazısını kutlamakla beraber ‘geçmiş olsun’ diyecek bir durumun olmadığını kayda geçirmek zorundayım, hatta medya dünyasının üretim organizasyonuna baktığınız zaman işlerin  daha da genişleyerek  eski düzeneğe eklemlendiğini kayda geçirelim.

Eski hamam eski tas, fıskıyeden aynı suyu bas !

Bu dokuya neşter atmak her yiğidin harcı değildir, zor iştir .

Toksik medyadan kurtulmak , bu toksik düzeneği ve insanlarını hayatımızdan çıkarabilmek için eski arkadaş, akraba, tanıdık, yandaş,  hatta susturulması için iş verilecek muhalif demeden  ,  hangi çiviler yeriden oynar, düşünmeden harekete geçip gereğini yapacak mekanizmayı  iyi bilenlenlere yolu açacak  kararlı bir irade lazım.

Miroğlu yazısında  her kovuluşunda servetine servet katan gazetecilerle  de dalga geçmiş. Bu da ilginç, dikkat çekici bir saptama.

Kovulduk diye en  çok feryat edenler  arasında  kovulduğu hafta boğaz sırtlarında ev alanla  , maaşını alamadığından  sesini duyurmak  için dama çıkan gazeteci arasındaki farkı görmeden toksik yapı temizlenebilir mi ?

Sorumuzu kayda geçiriyoruz.

Sanırım meramımızı anlattık, kısa kesiyoruz ve kayda geçiriyoruz.

Miroğlu’nu ayrıca kayda geçiriyoruz.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ