forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Aslında yalakalar o kadar zararlı değil...

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Medyamızda bu günlerde  yapılan  hakaret ve yalakalıklar  bize aynı soruyu sorduruyor ;  bunca hakareti ya da yalakalığı  yapanlar ne istiyorlar?

Aslında yağcılık iktidara  hakaretler  ise kendi aralarında.

Adalet , eşitlik, özgürlükçü , ahlaklı bir toplum isteyenleri veya öyle görünenleri rövanşistleri,  son dakikada demokrasi havarisi kesilenleri, bu kaostan  küpünü doldurma gayretindekileri   ve daha nicelerini  say say bitmez  tarih kayda geçiriyor.

Televizyonlarda   güce eklemlenmek veya  yerini sağlama almak   isteyenlerin yalakalık düzeyindeki  övgüleri, kötü yazılmış kasideler gibi insanı yormakla kalmıyor  inanmak isteyebileceğiniz pek çok iyi işe karşı da içinize şüphe ve olumsuz tavır düşürüyor.

İktidarın   daima   yalakaları olur, muhalefete yalakalık yapılacak değil ve yalakalar  düşündüğümüz kadar da zararlı değildirler . 

Ancak iktidar gücü bu yalakalıkları  içlerine çekmedikleri sürece, çünkü sigara gibi toksiktirler, asıl  tehlike içselleştirilmeleridir sanırım sorunun vahameti buradadır.

Kale alınmadığı ve yönlendirici olmadıkları sürece  yalakalık etsinler , kime ne zararları olur ki !  Ekranlarda her  gece  varsın nutuk atsınlar.

Atina Agora’larını  büyük bilgesi Sokrat asla nutuk atmazmış, nutukların yalakalığın bir formu olduğunu , kendimizi iyi hissettirdiğini ama akıllı seçimler yapabilmek için eğitici olmadığını öğütlermiş  . Akıllı adam , ama her akıllı adam gibi sonu iyi olmadı  ama biz Sokrat’ı kayıtlardan asla çıkartmıyoruz.

Medya dünyasından , bunca  dalkavukluk arasından  edebi bir retorik çıktığını  söyleyemeyiz , hatta edebi kalemlerin ucunu bile kırdı yağcılık, kimbilir belki de  içlerinden gelmediği için , çoğu yağcılık yapacak adamlar değiller ...

Halbuki yalakalığın , yağcılığın edebi bir yanı da vardır, kral ve kraliçelere hitaplarda kullanılan bir diskur yani söylev biçimidir. 

Shakespeare Macbeth’de  I. James’i , Niccolo Machievelli Medicilerden Lorenzo ‘yu ‘Prens’ eserinde  bal gibi yağlar yıkarlar.

Eserler o kadar büyük ki, eser sahiplerinin yalakalıklarını unutturuyorlar.

Bizde ortada eser yok sadece  yalakalar olunca sıkıntı oluyor. 

Bazıları da çok değerli insanlar , neden böyle yapıyorlar bilemiyorum. 

Kimilerinde pek akım kakım eserleri var öyle boş değiller.

Üzülüyorum, sıkılıyorum.

Sıkıntıyı kayda geçiriyoruz.

Dante ise yalakalığa fevkalade olumsuz yaklaşır , yağcı ve yalakaların yerlerinin  cehennemin  8. katı olduğu ve bok balçığı içinde yürüyeceklerini söyler , ne söylemesi yazar İlahi Komedya’da.

Yanlız krallara, kraliçelere, iktidar, güç sahiplerine mi dalkavukluk yalakalık yapılır hayır !

Politik yalakalık yani , halk dalkavukluğunun  ise bizlerin ruhlarını sınavdan geçirdiği bir gerçek. 

Eğer bizler halk olarak politik liderlerin, partilerin  bizi pohpohladığı kadar  vatansever, fedakar, akıllıysak  ve hep doğru seçimler yapıyorsak o zaman içinde bulunduğumuz olumsuz koşulların sorumlusu biz değiliz gibi bir sonuç ortaya çıkıyor , 

ki bu durumda erdemli olan bizler  yani halk , bedelini niye ödeyelim , kim batırdıysa o ödesin değil mi efendim ... 

Mesela TMSF bul, tut, yakala kes faturayı  ama sen yayıncılık yapıyorsun bizi kırıyorsun.

Atama , sat diye rica ediyoruz , bitirmiyorsun bir türlü işi , çektireceksin bize fişi.

Yalakalık aynı zamanda siyasi bir araçtır , halkı baştan çıkarır , sarhoş eder ama ertesi sabah halk  içki mahmurluğu  geçince  yataktan kalktığında başına gelenleri fark ettiğinde kendisini her akşamdan kalma gibi kötü hissedecektir.

 Bu halkın  başına çok gelmiştir , hani sürpriz seçim sonuçları baş aşağılar var ya ekranlarda  kamu oyu yoklamacıları konuşup duruyor  , ben o işlerden anlamam ama lakin tecrübeyle sabittir ki ; seçim sonuçları   nedenleri ;  bir gece önce sarhoş edilmiş olmanın intikamıdır.

Böyle muhteşem bir karmadır bu halk. Sen misin beni içirip, gazozuma ilaç karıştırıp kandıran , bak ben sana ne yapıyorum durumları.

Ya da ben öyle zannediyorum, kayda geçsin.

Tarihçiler ve filozoflar dalkavukluk, yağcılık, yalakalığı etik ve politik bir sorun olarak görürler.

Keşke şöyle Mehmet Ali Kılıçbay, Ahmet İnam, Cengiz Güleç, Dücane Cündioğlu, Oktay Taftalı , ‘Ufuk Ötesi ‘ görebilen bir ilahiyatçı Rıdvan Kızıltepe  irtifasında şu mesele Sayın Başbakan’ımızla  konuşulabilse  ekranlarda, başta Başbakanımız olmak üzere ne kadar arınır, rahatlarız.

İşte o zaman olimpiyatları almaktan daha önemli öncelik olimpiyatlara sporcu yetiştirmek olur, ve ecdadı sevmenin , saymanın  yolunun  apartmanlara isimlerini  vermekten beter diziler yapmak olmaz.

Kanter içinde kaldım, zaten sıkıntılı günlerdeyim kırık dökük birşeyleri umarım kayda geçirdik.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ