forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Habertürk’te gerçek paralel yapı açık mı verdi ?

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Her şey paralel yapı oldu ya, son medya skandalına bu noktadan bakalım. 

Dünyada   güçlü devletler  veya despotik formda hükümetler  fark etmez , elitlerle bilgiyi, haberi birlikte  kontrol etmek ister. 

Çünkü haber ,  bilgi , güçtür, gücü elinde tutan halkı kontrol eder.

Bu  bozulmaz  kadim bir ortaklıktır . 

Medya dediğimiz siyasiler ve elitlerin işbirliği sonucudur. Kimse özgürlük filan diye atıp tutmasın !

Bizde medya elitlerin kontrolü altında mıdır çok net bir cevap veremiyeceğim ...‘elit’ biraz ağır kaçıyor  ve biz marionetleri seyrediyoruz , ya da  ‘parayı bastır elitizm’ inin   ve bu yolla halkla bütünleşileceğini zanneden siyasetin elinde  inim inim inliyoruz.

Onun için samimi olalım  ve sanki ilk defa oluyormuş gibi Başbakan’ın medyaya müdahelesi karşısında  şok geçirir ayaklara yatanlara ihtiyatla bakalım.

Ancak   Medya’yı sonsuza kadar kendine ait sanan taraf yanılır ve el değiştiği zaman ya medyasının  arkasından ağlar ya da akıllıysa zil takıp oynar.

 

İktidarı istiyenler seçilmenin yanı sıra  bu zemini oluşturmak zorundadır , bizler gibi sıradan çoğunluğun kabul etmesi zor ama gerçek bu.

Bu manada medyamıza , ekranlarımıza baktığımızda bir sürpriz yok , dünyadan da pek  farklı değil.

Fark  medyamızın ve siyasetin, elitlerin  halkın özgürlük, seçenek alanlarını  daraltmış olması ve bu dar çevrenin  insaf, vicdan sınırlarını zorlaması  ve gitgide dar çevrenin maskarası olan bir medya ve siyaset haline gelmesi.

Yoksa  Dar Çevre için Ak  Parti iktidar olmuş, MHP iktidar olmuş ya da CHP hiç fark etmiyor .

Bizde  farklı olan bir diğer husus  siyasi erkin ve ‘elit’in   kontrolünde gibi görünen  üretim organizasyonunda yer  alan ve   ‘elit‘ ve ‘siyaset’in görünürde   çok altında olan bir mekanizmanın hepsini idare etmesidir, usta işi bir düzenektir.

Şayet paralel yapıdan söz edeceksek asıl paralel yapı budur.

Elit ve siyasi gücün halkı etkilemek gibi bir derdi vardır  ve bunun hesabını medyasından  soramamaktadır  dünya medyasından farklı durumu budur. 

Çünkü bizde maalesef dünya medyasıyla kıyas edilemeyecek derecede suni, uyduruk bir medya vardır.

Gelelim Başbakanımızın Habertürk’de geçen altyazılara müdahelesine, böyle bir müdalede Başbakan’ın muhatabı patron düzeyidir , üstdüzey idareci bile değil, yani Sayın Başbakan Ciner’i aradı Fatih Saraç  ‘Efendim şu an halı sahada maç yapıyor görüşemez’ mi dedi, ya da  Kenan Tekdağ’da o sırada lavaboda mıydı ki Başbakan talimatı Fatih Saraç’a verdi, ben medya mutfağından geldim böyle bir şey olamaz, bu büyük cürettir böyle bir şey olursa Başbakan kim olursa olsun yok hükmündedir . 

Şayet  Başbakan direkt Fatih Saraç’ı aradıysa o zaman Ciner ve Tekdağ  yok demektir.

Üçüncü şık ise dinlenme ihtimalinin yüksek olduğunu  bile bile  başbakanın konuşmasının kamuya yansımasını isteyenler var demektir, bu şıkta ise meselenin başlangıç noktası Sayın Başbakanın yanı başındadır, Koskoca Başbakan  yurt dışında işi gücü bırakıp Habertürk alt yazılarını takip ediyor olamayacağına göre  alt yazıyı kendisine  arz edenler  kimlerdir?

Asıl sormamız gereken soru artık kontrolün kimde olduğudur. Gerisi hep olmuş , o gitmiş, bu gelmiş yerler dolmuştur  ama düzenek hep yerini korumuştur.

Hala neler konuşuluyor , hayret...

Sevgiyle...

necefuğurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ