forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Büyük Türk Düşünürü Beren Saat’ten ne laflar...

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Diziler  üzerinden toplum mühendisliği ne kadar başarılı  izlenme paylarını göz önüne alırsak başaramadılar.

Ancak , kadına şiddet, ensest, çocukların cinsel istismalarındaki artışlara bakınca durup düşünmemiz lazım.

Son yıllarda prime-time soap-opera tarzı (ki hemen , hemen  hepsi öyle) dizilerde ‘çocuk-kadın’ imajı başrollerdeydi, ve bu rollerin  ilk akla gelen  oyuncusu Beren Saat’ti.

Tipi çok  müsait, masum, çocuk görünüşlü bir erişkin kız çocuğu.

Çocuk- kadınlar malum toplumumuzun korkunç bir yarası ve dizilerde de bir başka biçimde istismar edildiler ,  dizileri müşteri memnuniyetine göre dizayn edenlerin pek rağbet ettiği roller oldular  !

Beren Saat  oyunculuğu  mağdur ‘çocuk-kadın’ görünümlü rolleri üzerineydi hep . 

Fikri manada bin türlü yasağın konduğu son 10 yılda ekranlar  Alev Alatlı’nın tabiriyle  en ‘Paçoz’ kadın erkek ilişkilerine açıldı . Onlara yasak yoktu.

Beren  Saat rolleri  mesela hep seks merkezliydi  birinde  hamile kaldı, hamile bırakan adam bilmiyor , hay Allah İhtilal oldu ayrı düştüler , ihtilalin savurduğu hayatlar (yersen) ....güzel politik sos işin çok acı komedi yanıydı elbette bu süreçte bedel ödemiş insanların itirazlarını da unutmayalım ....

Beren Saat bir başka rolünde bir grup tarafından tecavüze uğradı ,aralarından seçilmiş  tecavüzcüsüyle evlendi  uzattıkça uzatıp   tecavüz işini  iyice evcilleştirdiler,  en büyük facia ise  Aşk-ı Memnu’da yaşandı . 

Romanın derinlikleri  başlarda yakalanır gibi olduysa da  iş hızını alamayıp paçozlaşınca canım eser çocuğu yaşındaki  eşini evdeki yeğenine kaptıran aptal Adnan , nişanlısını neredeyse kendi yaşıdaki üvey annesine  kaptıran babasından  daha aptal kızı, kendisini damadına layık gören ahlaksız kaynana  ve vamp çocuk -gelin hikayesine döndü. 

Ak Parti İktidarının ona yasak, buna yasak koyduğu son 10 yılının eseridir bu kamu yayıncılığının  utançları ve Beren hep başroldedir.  

Şimdi ihraç ettikleriyle övünüyor, böylesi dünyada yapılmıyor meraklısı elbette sizden alacak .

Lolita’nın birinci çekim Oscar alırken ikincisi  (remake ) gösterime sokulmadı , siz ne diyorsunuz !

Gerçekçi olalım, tersaneler, hapisaneler, okullar , hastaneler , adliyelerimiz, barolarımız, siyasi hayatımız ,sendikalarımız   öykülerimizle  dolu ama hiç biri son 10 yılda gerektiği gibi yazılamadı .

Allahtan  televizyon  tarihimizin yüz akları var, son 10 yılın değersiz tabloları gibi değiller günün şartlarının zorluklarına, maddi ve teknik imkansızlıklara  rağmen çok onurlu işler yapıldı. 

Sesli çekimler, özgün hikayeler , edebiyat eserlerinden uyarlamalar , bize ait orijinal program formatları , kuşak programlardan  anlaşılan Beren Saat’in haberi yok  , bir röportajında atıyorda atıyor ve bakın neler diyor ; ilk sesli çekimi yapan  ilk sadece oyunculuk yaparak hayatını kazanan oyuncular sektörü son 10 yılda var eden Beren ve ‘Onlar’.

Aslında ‘onlar’ la kimleri kastediyor pek belli değil, hadsizliği paylaştırma isteği de olabilir.

Ya da arkasında güvendiği  birileri bu kızı iyi kafaya almış bak sektörü ‘ilmek ilmek örüyoruz’ diye aslında kamu yayıncılığını,  özgün   olmayı ilmek ilmek çözdüklerinin farkında değil, mamafi Halit Ziya’yı yaşıyor zannedip katkılarından dolayı teşekkür eden   neyin farkında olacak !

Beren Saat  salladıklarına  göre Ekranların Miladı !

Türk Televeizyon tarihinde  BÖ (Beren’den Önce ) BS (Beren’den Sonra ) var.

Bu nasıl bir ego şişmesidir, nasıl bir pervasız güvendir kendine , vallahi merak ettim neye kime güveniyor diye.

Değerleri değersizleştirerek , değerli olunamayacağını bilmesini beklemiyorum, yoksa Hintli Hellen Keller’i taklit etmezdi zaten ! Fakat çenesini tutabilir , ama tutmuyor .

Bütün söyledikleri gençliğine, cehaletine, yetersizliğine verilebilir amma şu sözleri yenilir yutulur gibi değil;

‘...Aşkı Memnuyu bir daha çekemeyiz . Hele Hatırla Sevgili’yi bir daha anlatabilmek mümkün değil. Çünkü bir toplum mühendisliği yapılıyor . Şu izleniyor, bu izlenmiyor diye bir şey dayatılıyor bize...Tahammül kalmadı . Bu yapımlar sadece Ortadoğu’ya değil dünyanın pek çok ülkesine satılıyor. Müslüman ve özgür kadın figürü satıyoruz biz...şimdi bunu yapmamız da engelleniyor. Bu gidişle yurtdışına da bu yapımları satamayacağız...’

Büyük Türk Düşünürü Beren Saat Böyle diyor.

10 yıldır  toplum mühendisliği yapılıyor zaten, kendisinin de bu  mühendislik harikasından ibaret  olduğunun farkında değil herhalde.   

‘Müslüman ve özgür’ kadın figürü satmaya gelince kamu yayıncılığı yurt dışına kadın satmak için yapılmaz, saniyen  bir oyuncunun  ağzına yakışmayan sözler bunlar.

Bizim kültürümüzü, öykülerimizi satın siz....kadınlarımızı değil.

Beren Saat’in  oynadıkları  ve benzeri yapımlar 10 yıldır   Ak Parti  İktidarında  hiç  engellenmediler  , tam aksi var oldular , Sayın Başbakan’ın tabiriyle  ‘Ne istediler de verilmedi ? 

Şimdi  onların  aslında Medyamızın Kralı Başbakan’a teşekkür etme zamanı , vermiş olduğu destek, imkanlar için !   

Hava dönüyor  , toplum  mühendisleri  eski bebekleri labaratuarlarda yeniden kurgularken  yeni tasarım ve tadilatlar esnasında  cipler değişirken ,  bazılarının ağzıları açık unutuluyor  ya da  bu konuşmalar  yeni stratejilerin parçası   mağdur edebiyatı , Sayın BAşbakan düşünsün .

Üzülecek halim yok.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN