forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Rahmetli Enver Abi ve Gazetecilerin Kitapları

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

KAYDA GEÇİRİYORUZ

Yandaş, candaş fark etmiyor medyamızda bazı gazeteciler oynadıkları rollerden  etkilenen kötü aktörler gibi oldular. 

Dizi şöhretleriyle aynı kaderi paylaşmak yakışmıyor gazetecilere. 

Gazeteciler cast ajanslarından , yarışmalardan  derlenen insanlar değiller , yapılmak istenen toplum mühendisliğinin aleti olacak insanlar hiç değiller.

Gazeteciler  vicdanlarının  kabul etmediği, onaylamadıkları  pek çok olayı  , gerçeği son günlerde biribirinin peşi sıra çıkan    yazdıkları kitaplarda kısmen anlatıyorlar .

Neler çekmişer  yazmışlar, zamanlamada ancak şimdi ‘bu iş  buraya kadar’ noktasına gelmişler ki bu kitapları yazdılar, bu madalyonun bir yüzü . 

Madalyonun öbür yüzü ise vicdanları rahatsız ola ola  sistemin tam ortasında yer almış ve kazanç sağlamış oldukları gerçeği.

Oray Eğin’i ayrı tutuyorum, edindiğim izlenim para pulun  pek umuru olmadığı , bu başına buyruk genç gazeteci farklı bir yerde duruyor , ama kuşkusuz o da olayların tam ortasında yer almış.  

Ne diyor başbakan , ‘Hepiniz oradaydınız .....’ e bu kitaplar bir anlamda Sayın Başbakan’ın sözlerinin birer açık delili , adeta bu sözlere tanıklık ediyorlar ! 

Bu kitaplarda  bir nevi  pişmanlığın ,  çaresizliğin öykülerini kayda geçirmiş olmaları gerçeğine gelince ;

Afrika’da  apartheid  kaldırıldıktan sonra  kurulan  TRC ( Truth and Reconciliation Commision)   komisyonda ,  toplumsal barışı  ve demokrasiyi güçlendirmek  amacıyla insan hakları ihlallerinin kurbanlarının tanıklıklarına ve aynı zamanda   suçluların  suçlarını itiraflarını açıklamalarına sivil ve hukuki  af için  şans verilmişti. 

Daha sonra kurulan Institute for Justice and Reconciliation  yani Adalet ve Uzlaştırma Enstitüsü  dünyaya açıkça verilen ifadelerin yer aldığı  TRC’nin varisi oldu.

Başa dönelim ben gazetecilerin yazdıkları bu kitapları bir gazetecilik görevinden ziyade  Afrika benzeri bir helalleşme sürecinin öncüleri olarak görüyor ve bu anlamda yazdıklarından dolayı hepsini kutluyorum.

Gene gazeteciler göze aldılar her şeyi açıklamayı.

Şimdi ,  neredeyse ‘Hepimiz Ertuğrul’uz , mağduruz , başımıza neler geldi, nelere tahammül ettik  diye  sokağa çıkacaklar  demek acımasızlık olur ,   

Kitapların  özellikle  satır araları iletişim, hukuk, ekonomi bilimi araştırmacıları , örgütlü suçlarla mücadele  ve  mali polis için pek çok ipucunu  cömertçe sermiş kitaplar.

Dolayısiyle  bu kitaplar pek çok araştırmanın kapılarını açarsa medyamıza hakikaten büyük hizmet etmiş olurlar. 

Bazı gazeteciler   gerçeklerle yüzleşip itibarlarını aklamak için çaresizlik öykülerini yazıyorlar  diyebiliriz , olsun bu sayede öğreniyoruz ve belki meslek hayatlarının en önemli gazeteciliğini yapıyorlar !

Cennet Mekan Olsun Uğur Mumcu da gazeteciydi ve bizi  haberdar etmenin  , kamudan saklananları ortaya çıkarmanın  bedelini hayatıyla ödedi . Yazdığı kitaplar ortada , kamuya ülkesine , milletine adanmış bir yaşamın delilleri her biri . 

Bu kitaplarla Uğur Mumcu kitaplarını mukayese edemeyiz elbette, biri gazeteciliğin kellesi koltukta heykeli dikilesi  gerçek kahramanın her biri  dokunulmazı anlatan kitapları  yeni çıkanlar ise  gazetecilikle alakası olmayan ama gazetecilerin  ‘evrakı metrukesi’ kitaplar.  

Ama gazeteciliğin hangi koşullarda ne hale geldiğini anlatmaları açısından  çok önemliler , kulakları çınlasın Ahmet Tezcan’ın  çok savunduğu benimse gülünç ve anlamsız bulduğum  ve yerine ‘Hümaniter Bilimler’ dersi önerdiğim  ‘Medya Okur Yazarlığı’ derslerinde  şimdi  Oray Eğin’in ‘ İmha Planı’ , Mustafa Hoş’un ‘Abluka’ , Sabahattin Önkibar’ın ‘Takkeli Firavunlar’ , ‘Derya Sazak’ın ‘Batsın Bu Gazetecilik ‘  kitaplarını çocuklara ders kitabı olarak okutunuz!  

Buyrun öğretin genç nesillere medya okur yazarlığı neymiş.

Oray Eğin’in kitabını bitirmek üzereyim, ancak Bunları Kimse Yazamadı: isim isim medya’ kitabını hiç bir yerde bulamadım, eğer tesadüfen yazımı okursa ve nerede bulabileceğimi söylerse çok memnun olurum. 

Derya Sazak’ın kitabına daha başlamadım, diğerleri bir solukta okunan , akıcı bir dilde yazılmış , heyecan dolu kitaplar tavsiye ederim.

Mustafa Hoş’un  Ak Parti Medyasının öncü televizyonu ’24’ le yaşadığı süreçle ilgili çok önemli tespitleri var .

Önkibar’ın kitabı gerek yaşamıyla ilgili olanca içtenliğiyle açıkladığı gerçekler ve Türkiye Gazetesi  Ankara Temsilcisi olduğu ve TGRT’de Alternatif programı sunduğu yıllarıyla ilgili inanılmaz  tanıklıkları dudaklarımı uçuklattı.

 Rahmetli Enver Ören’in  bir Medya Haremi’ ne döndürdüğü TGRT’de  yer alan gözünün bebeği sanatçı hanımları ‘Cariyelerim’ diye nitelendirmesi ve iaşe ibadelerine milyon dolarlar savurması  bana Türkiye Gazetesinde  eş zamanlarda  Bir Hanımefendinin nasıl olacağı tarif edildiği bir köşe yazısını  hatırlattı ! 

Türkiye Gazetesi  ‘Hanımefendi’lik dersi verirken TGRT’de işi cariyeler götürüyormuş .

Gene Enver Ören’in bir çalışanın cenazesi yerine daha mühim diye bacağını kıran Sibel Can’a geçmiş olsuna gitmeyi tercih etmesi, odasında çikolataların içine sarılmış altınlar saçması , toplantılarda kendisine düzülen methiyelerin saatler sürmesi ve daha neler !

Ama Sabahattin Bey’in kitabında yer alan ve zamanın MİT Müsteşarının teyzesinin oğlu olduğunu iddia eden Enver Ören’in şöförü ‘Kamil’ i tek geçmek isterim. 

Kamil’e  kafayı  takan Sabahattin Bey’in mücadelesi bir komedi filim konusudur , daha fazla anlatıp filmin pardon kitabın tadını kaçırmıyayım.

Keyfi program uzatmak için bir telefonla Enver Bey’e ulaşan Gülben Ergen’in karşısında eriyip giden  Ali Baransel, gecenin 2:00 sinde bir hanımın bardan arayıp telefonda  20 dakika konuştuğu Enver Ören’i  kayda geçirelim ,  bu kitapları okuyalım, okutalım ki nasıl bir medya  badiresi atlatmakta olduğumuzu görelim ve tedbirleri alalım daha iş bitmedi çünkü.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN