forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Kol Saatleriyle Gülen Hareketinin Savaşı

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Kainatın sadece küçücük bir parçası olan galakside  Samanyolu adını verdiğimiz bu yıldız toz bulutu ortasında bir yerlerde  sarı bir güneşin etrafında ve birbirlerinin  etrafında dönen yıldızlar, uydular  ve güneş sisteminin içinde  minnacık...

Yeşil ve mavinin birleştiği ve bir zamanlar  maymunların yaşadığı söylenen dünyamızın medeniyet seviyesinde geldiği noktada  saatin keşfi   insanlığın en parlak fikirlerden biriyse  insanlık oturup ağlamalı .

Zaman ve Sabır’ı ölçecek saat icat edebiliyor mu insanlık , hayır.  Oturun aşağı o zaman.

Neticede saat  bizi ‘Zaman’ denen o mühiş kavramın içindeki zihinsel , duygusal serüvenimizde   bulacağımız şaşkınlıklara, meraka  götürmüyor  tam aksi  onlardan düşünceden uzaklaştıran  bir kıçıkırık makina neticede. 

Tek bir soru üretebiliyor , Saat Kaç?

Cevabı  ise  24 saatle sınırlı , nereye yetişiyorsa insanlık birde bu saat tutkusunu kendi uydurduğu para değerleriyle süsleyip püsleyip koluna takmaktan gurur duyuyor .

Var mı zamanı geri götüren  bir saat yapan ? 

Varsa ömrümü vereyim takayım koluma.

Bizi yönetenlerin  Başta Başbakanımız  ve  Çağlayan’ın pahallı saat merakı , Zarrap’ın  hediyeleri , ve bu pahallı saatler üzerinden demokrasimizin, insanlığımızın tartışıldığı bir noktadayız. 

Maaşallah Allah Nazarlardan saklasın böyle demokrasiyi , ekranlardan sabah akşam savunanları ve Müslüman olmayı elden bırakmayanları.

Yer gök pırlanta ve saat oldu memlekette ,  bir yere , bir şeylere  yetişmek  zorunda olan ama zamanın gerisinde kalanların  pahallı saatlerini konuşarak, savunarak ömür tüketen insanlarla saat medeniyeti mi kuracak Türkiye , hadi oradan.

Dali’nin ünlü ‘ Eriyen Saatler ‘  tablosunu Türkiye’ye  halkımızın görmesi için getirmenin tam zamanı, ya da bilboard’lara afişini koymanın .

Eriyen kamamber peynirinden esinlendiğini söylemiş sanatkar .

Kimseye inanmıyorsunuz sanatı, artisti anlamaya çalışın hiç olmazsa.

Eriyen Kol Saatlerinin  gölgesindeki   demokrasimizle geldiğimiz noktaya bakın, heder  oluyoruz , ziyan oluyoruz.

Günler ve Geceler 

Zamanın siyah ve beyaz kanatları 

Anlat bize  gerçeği 

Akan nehir de biziz

Aslan da biziz

Ateş de biziz

zaman geçmez

ne olursak olalım 

geçip giden biziz

Gülen hareketi ile kol saatleri savaşı tarihe geçiyor . 

Hareketi eleştirebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz , hatta korkutucu bulabilirsiniz, maksatlar arayabilirsiniz , insanın düşüncesi özgürdür , sınır tanımaz, sınırı adalet ve hukuktur.

 Ama Sayın Gülen’in hakkını verin , Yeni Zelanda’da mikrobiyoloji okuyan , Avustralya’da bitki, nebat  ilaç biliminde  araştıran  çocuk yetiştiriyor .

Sibirya’dan , Balkanlar’a,  dünyanın dört bir yanında mekanları aşmış  zamanın ne olduğunun farkında   yolculuğa çıkmış insanlarla , kimse döndüremez bu yolcuları.

Afrika’da yolda perişan bulunan çocuk   burada matematikçi oluyor. 

Sayın Gülen’in tercihleri yıllar önce yolun ta başında  seçtiği kelimelerde saklı ‘Zaman’ , ‘Samanyolu’ , dün, bu gün hep aynı zamanda.

Kol saatleriyle işi yok Hocaefendi’nin, günahlarıyla, sevaplarıyla  zamanını inandığı yolda dolduruyor . 

Bu sırada kimilerinin   kollarındaki  saatler eriyor, Dali fark etmiş resmini yapmış .

Rasim Ozan ise kolundan yakalanmış çocuk edasıyla çıkarıp  sakladığı  pahallı  saati ekranlardan  çocuklarına yatırım olarak gördüğünü söylüyor !

Çocuk ve yatırım !

Kol saatiyle !

FBI, CIA , paralel  filan diyorlar birde , siz kiminle dans ediyorsunuz farkında mısınız, kolunuza sabitleyebileceğinizi sandığınız ‘zaman’la dans ediyorsunuz  kollarınızdan eriyip macun olmuş akan saatlerinizle.

KAYDA GEÇİRİYORUZ

Sevgiye...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ

Loading