forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:442. Error 9: Invalid character

Aktif .

 Sabah ve ATV'nin eski sahibi Dinç Bilgin Taraf Gazetesi'nden Ne?e Düzel'e verdi?i röportajda tarihi itiraflarda bulundu. ??te sat?r ba?lar?...

 



-Askeri ele?tiremiyorduk ama siyasilerle kavga ediyorduk. Bas?n öyle güçlendi ki, hükümet pazarl?klar? yapt?. Bakan atad?. O dönemde bas?n askerle ittifak kurmu?tu.

-Erol Bey, Asil Nadir’e, “Beni de sat?n al. Ama benim fiyat?m 12 s?f?rl?” dedi. Sonra Ba?bakan’a döndü, “Sen de arac?l?k yap. Seçime gidiyorsun. Para laz?m olur” dedi.

-ATV‘ye bantlar geliyordu. Ve Ali K?rca ekrana ç?k?yor, birdenbire ses tonunu de?i?tiriyordu. Ekrandan saçma sapan yaz?lar ak?yordu. Ben bunlara kar??yd?m.



TARAF GAZETES?'NDE YAYINLANAN SÖYLE??...

http://www.taraf.com.tr/

NE?E DÜZEL: Ba?bakan geçenlerde gazete patronlar?na seslenen tuhaf bir konu?ma yapt?. Gazete patronlar?na, yazarlar?na neler yazmalar? gerekti?ini söylemelerini, laf dinlemeyenleri de i?ten atmalar?n? ö?ütledi. Ba?bakanlarla gazete patronlar?n?n ili?kileri nas?ld?r? Erdo?an’?n aç?kça yapt??? bu tür yönlendirmeleri yapar m? bizde hep ba?bakanlar?

D?NÇ B?LG?N:Türkiye’deki bütün ba?bakanlar?n, gazetelerden, gazete sahiplerinden ve gazete yazarlar?ndan ?ikâyetleri olmu?tur. Bu ?ikâyetler, yönlendirmeler yeni de?il. Yeni olan, ?imdiki ba?bakan?n çok daha aç?k sözlü olmas?. ?ikâyetini aç?kça söylüyor. Gazete sahiplerini dükkân sahibine, yazarlar? da tezgâhtara benzetmesi biraz a??r kaç?yor ama pek de haks?z de?il. Maalesef bu sözlerinde gerçek pay? var.

Siz Sabah’?n patronuyken, ba?bakanlarla yazarlar konusunda görü?tünüz mü hiç?

Hay?r. Sadece rahmetli Özal, Güngör Mengi’yi sevmezdi. Bunu ima ederdi, böyle bir tak?nt?s? vard?. Ama Turgut Bey bana hiçbir zaman Güngör Mengi’ye yaz? yazd?rma diye bir ?ey söylemedi.

Ya Demirel? O kimi sevmezdi?

En usta politikac? o oldu?u için, sevmedi?ini belli etmezdi. Size bir anekdot anlatay?m. Eskiden gazete patronlar?n?n en büyük problemi kâ??t ithalat?yd?. Hükümetler, ara s?ra kâ??da fon koyarlar, gümrük vergilerini yükseltirlerdi. Bu yüzden Gazete Sahipleri Sendikas? olarak bizler de s?k s?k ba?bakanlarla konu?maya Ankara’ya giderdik. Bir defas?nda, Ayd?n Do?an sendika ba?kan?, ben de yard?mc?s? olarak, gene Ankara’ya gittik. Ben bir ?eyi tuttururum ve devaml? söylerim.

O dönemde ne söylüyordunuz?

O s?rada da, “Gazete sahipleri ba?bakanlarla memleket meselelerini konu?abilirler ama asla akçeli i?ler konu?mamal?lar” diye bir laf tutturmu?tum. O ziyarette, bunu Süleyman Bey’e de söyledim.

Demirel ne cevap verdi?

S?rt?ma ?öyle bir vurdu, “Dinç, akçeli konularda müzakere etmek için sen bu kap?dan daha çoook gireceksin” dedi. Hakl? da ç?kt?. Ben sadece gazete sahibi olarak kalamad?m. Gazetecilik d???nda i?lere de girdim. Oysa, “gazete sahipleri ba?bakanlarla akçeli i?ler konu?mamal?lar” diyebilmek için benim siyasetçi kar??s?nda güçlü olmam ve sadece gazetecilik yapmam laz?md?.

“Ba?bakanlar uyarmad?” dediniz. Yazarlar konusunda sizi uyaran siyasetçiler oldu mu?

Hay?r. Siyasiler bize de?il, biz siyasilere kar?? babalan?yorduk, onlarla ters dü?ebiliyorduk. Devlete ise asla kar?? gelemiyorduk.

Niye?

Gazetecilik d???nda bir i?iniz yoksa hükümetleri rahatça ele?tirebilirdiniz, onlarla kavga da edebilirdiniz. Ama asker a??rl?kl? bürokrasiyi ele?tirmek kolay i? de?ildi. Mesela H?ncal orduevleriyle ilgili bir ?ey yazd???nda Genelkurmay’dan telefon gelirdi ama... Siyasetçilerle ilgili bir ?ey yaz?ld???nda onlardan bir uyar? gelmezdi. Bas?na kar??mak istemediklerinden de?il, kar??acak güçleri olmad???ndan bu böyleydi. Hatta benim o günlerde, asker, yarg? ve bas?ndan olu?an ‘üç ayakl? güç dengesi’ diye bir teorim vard?. Ülkede gerçek güçler bunlard?. Hükümetler ise öyle arada oyun oynayan unsurlard?.

Sistem gerçekten böyle mi çal???yordu?

Bas?n mali olarak güçlenince, sistem böyle oldu. ?öyle anlatay?m. 1960’lara kadar bas?n?n en büyük geliri kamudan gelen resmî ilanlard?. Daha sonra ortaya büyük tirajl? gazeteler ç?kt?. Türkiye ekonomisi büyüdükçe gazetelerin özel ilanlar? artt? ve bas?n, hükümetlerin etkisinden kurtuldu. Böylece bas?n, ‘büyük bas?n’ oldu. Demokratik bir ülkede olmas? gerekenden çok daha güçlü bir yere oturdu. Neredeyse dördüncü güç olup, hükümet devirecek, bakan de?i?tirecek güce ula?t?.

Bas?n hükümet de kurdu de?il mi?

Evet, bakan tayin etti. Bir ara bas?n o kadar güçlü hale geldi ki, kimin hükümete girece?i kimin girmeyece?i pazarl?klar?n? yapar oldu.

Bas?n ba?bakan tayin etti mi hiç?

28 ?ubat’a bakarsan?z, sonuçta o da oldu. Hürriyet Grubu ile bizim Sabah Grubu aras?nda büyük rekabet vard?. Promosyon kavgas? ya?an?yordu. Tencereler, ansiklopediler da??t?l?yordu. Onlar?n tenceresi, bizim tencere, onlar?n televizyonu bizim televizyon derken onlar?n ba?bakan? bizim ba?bakana kadar vard? i?. Hürriyet Mesut Y?lmaz’a, biz Tansu Çiller’e destek verdik.

Kim kazand??

Sonuçta onlar kazand?. Ama o arada da bas?nda büyük bir çürüme ba?lad?. Bas?ndaki bozulma kontrol edilemez hal alm??t?.

28 ?ubat darbesiyle Mesut Y?lmaz ba?bakan oldu. 28 ?ubat’? Sabah Grubu da destekledi. Bas?ndaki çürümeyi niye durdurmad?n?z? Yoksa fark?nda m? de?ildiniz?

Fark?nda olmamak mümkün de?ildi. Ama bir yanda konformizm, bir yanda gücün ?ehveti vard?. Medya o dönemde, bu ülkede hiç olmad??? kadar güçlü oldu. Hem asker güçlendi, hem medya. Hükümetler ise çok zay?ft?. Medya o dönemde askerle ve yarg?yla ittifak yapt?. Bu ittifak, hükümetler kar??s?nda bas?na sahip olmamas? gereken bir gücü verdi. ?u da var tabii... Bugün görüyoruz ki, manipülasyonlar da do?rusu ustaca yap?lm??. 27 May?s, 12 Mart, 12 Eylül gibi 28 ?ubat da bir darbe süreciydi. Bir de o s?rada farkl? bir dünyada ya??yorduk. ?slami ak?mlara son derece ters bak?yorduk.

Sabah Grubu’ndaki tek tek yazarlar?n kar?? ç?kt??? gibi Türkiye’de medya 28 ?ubat darbesine kar?? ç?kamaz m?yd?? 28 ?ubat döneminde siz patrondunuz. Medya kar?? ç?ksayd?, bu ülkede darbe yap?labilir miydi?

Medya 28 ?ubat’ta kar?? ç?kabilirdi ama çok zordu bu. Ba??na 50 tane bela gelebilirdi. Tehditler vard?. Siyasi cinayetleri biliyorsunuz. ATV’ye bantlar geliyordu. Bizim Ali K?rca ekrana ç?k?yor, birden ses tonunu de?i?tiriyordu. Ve fonda saçma sapan yaz?lar ekrandan ak?yordu. Ben bunlara ?iddetle kar??yd?m ve kar?? oldu?umu da söylüyordum, bunun kavgas?n? yap?yordum ama... Bir süre sonra gazete sahibi olarak, Sabah Grubu’nun bir numaras? olarak benim de pek fazla gücüm olmamaya ba?lad?. Gücümü kaybettim, sözüm geçmemeye ba?lad?. Bir ba?ka güç oda?? geldi gazeteye hâkim oldu sanki. Ayr?ca...

Evet...

?zmir’de Yeni As?r son derece demokrat, liberal ve Bat?l? bir gazeteydi. Ben, Sabah’? ?stanbul’a tepeden inme empoze ettim. Sabah’? ç?karan ekibin ço?u sol gelenekten geliyordu. O tarihte bizim Türkiye’deki sol gelenek de daha çok devletçi, ulusalc?, yabanc? dü?man?yd?.

Siz hangi görü?teydiniz?

Ben ise Özal’a hayrand?m. Ben kendimi demokrat farz ediyordum. Ba?ka bir gazete yapmak, ülkenin yükselen de?erlerine destek olmak istiyordum. Ama ?stanbul’da buldu?um kadro buydu. Baz? arkada?lar? ikna ettim ama... Benim ?zmir’den getirdi?im demokrat liberal genler onlarda yoktu. Maalesef 28 ?ubat döneminde eski hastal?klar? uyand?. ?imdi bunlar? söyleyip bütün kabahati onlara yüklüyor de?ilim. Ben sütten ç?km?? ak ka??k de?ilim... Zaman içinde çok de?i?tim tabii. ?imdi eskisine göre çok daha demokrat?m. Eskiden kendimi demokrat farz ediyordum.

Askerî vesayete kar?? ç?kmadan, 28 ?ubat’a kar?? durmadan kendinizi nas?l demokrat farz edebiliyordunuz?

O tarihte norm oydu. Askere kar?? ç?k?lm?yordu ve kar?? ç?kmak dü?ünülmüyordu bile. Türkiye’de birçok milat vard?r. Bu milatlardan biri de Taraf’?n yay?n hayat?na ba?lamas?d?r. Taraf Türkiye’de pek çok ?eyi de?i?tirdi. Mesela Türkiye’nin insaf ölçülerini de?i?tirdi. Bugün Taraf ’ta Nabi Ya?c?’y? zevkle okuyorsunuz. Adam, komünist olarak y?llarca Türkiye’nin en mahsurlu adam? say?lm??. Bas?n?n da katk?s?yla, de?erlerini yaz?k etmi? bir ülke buras?. Bu, beni üzüyor ?imdi.

Askerlerden size hiç yazarlarla ilgili uyar? geldi mi?

Evet geldi. Türkiye 28 ?ubat sürecinde çok sevimsiz günler geçirdi. Çevik Bir’le yard?mc?s? Erol Özkasnak’?n Genelkurmay davetleri ba?lad?. Ben birkaç?na gittim. Bir defas?nda Erol Özkasnak’?n elinde ‘Dinç bas?n?’ diye bir liste vard?. Bu listede yazarlar? klasifiye edip de?erlendirmi?ti.

Sizden be?enmedikleri yazarlar? atman?z? m? istediler?

O kadar aç?k söylemediler ama... O tarihte Sabah Grubu’nda en çok k?zd?klar? yazar Çetin Altan’d?. Bunlar, yazarlar?n yaz?lar?n? kesip, üst kademede dola??ma sokuyorlard?. Bu yaz?lar?n alt?na, yan?na ç?kt?lar yap?p, “Bu yazar ?unu yaz?yor, böyle demek istiyor” diye notlar dü?üyorlard?. Hatta ben, “Siz gazeteyi böyle mi okursunuz? Gazete böyle okunmaz ki. Gazete ?öyle arkan?za yaslan?p keyifle okunan bir ?eydir” dedim.

O dönemde generallerle ili?kileriniz nas?ld??

Öyle tan???kl?klar?m yoktu. Çünkü ben öyle Ankara’ya gidip gelen bir gazete sahibi de?ildim. Genelkurmay’dan bize “?u tarihte gel” diye davetler oldu. Böyle dörtbe? defa bazen genel yay?n müdürüyle, bazen o?lumla, bazen de tek ba??ma Genelkurmay’a gittim.

Yay?n politikalar?n?zdan dolay? hiç size kar??mak istedikleri oldu mu?

?uras? aç?k. Bas?n? etkileme niyetleri elbette vard?. Ama ne istediklerini aç?kça belirtmiyorlard? da, nelerden ho?lan?p nelerden ho?lanmad?klar?n? söylüyorlard?. Bu arada güzel bir yemek yedirip bizi gönderiyorlard?. Kafalar?na takt?klar? ?ey irtica ve bölünme tehdidiydi. Bir de itiraf etmeliyim, benim o tarihte anlay???m biraz k?tt?. Genelkurmay’a gitti?imizde, onlara, “Askerlerin askerî konularda konu?malar? laz?m. Siyasete kat?lmamalar? laz?m” diye abuk sabuk laflar da ediyordum.

Generallerden sert sözler duydunuz mu?

Hay?r, kibard?lar. Tek duydu?um sert ?ey, 12 Eylül’de oldu. 12 Eylül sonras?nda, gazete sahipleri olarak Çankaya’ya Evren Pa?a’n?n huzuruna ça??r?ld?k. Konsey üyeleri de oradayd?. Kara Kuvvetleri pa?as?yla, Jandarma pa?as?, rahmetli Nadir Nadi’yi çok fena ha?lad?lar herkesin önünde. Deh?ete dü?mü?tüm. Ya?l? adama, tehditvârî çok sert laflar ettiler. Zaten hemen sonra da Cumhuriyet’i kapatt?lar.

Peki, gazetenizin yöneticileri, generallerden sert sözler ve uyar?lar duydular m??

Yazarlarla ilgili mutlaka uyar?lar gelmi?tir ama gazete yöneticilerine sert sözler edildi?ini zannetmiyorum. Do?rusu ?u ki, Sabah, onlara ters gelen bir yay?n yapacak bir gazete de?ildi. And?ç s?ras?nda Türkiye’de de?ildim. Cengiz Çandar bir yaz?yla cevap vermek istemi?. ??in ba??ndaki ki?i yaz?s?n? koymam??. Cengiz benim ?ahsi dostumdu. Bu çok çok üzüldü?üm bir ?eydir. Biz maalesef o tarihlerde örnek olabilecek bir demokrasi mücadelesi vermedik. Tam tersine davrand?k.

Siyasetçilerden hiç tehdit ald?n?z m??

Hay?r. Gazete d???nda i?i olmayan medya, siyasetçilerden çekinmezdi. Sadece askerî bürokrasiden çekinirdi. ?imdi ise hem askerden hem de siyasetçiden çekiniyorlar. Çünkü tek parti iktidar? nedeniyle ?imdi siyasetçiler bir miktar daha güçlü. Benim uzun y?llar gazete d???nda bir i?im yoktu. Dolay?s?yla ben siyasetçilerden çekinmezdim. Ama büyük sanayi ve mali ?irketleri olan medya patronlar? siyasetçilerden mutlaka çekinirlerdi.

Bir ba?bakan gazete patronuna k?zd???nda onu cezaland?rabilir mi?

Tabii. Gene bir anekdotla cevap vereyim. Erol Simavi Hürriyet’in sahibiydi. Turgut Bey taraf?ndan ?stanbul’da orduevine davet edildik. Sohbet iyi ba?lad? ama sonra üçüncü gazete sahibi olarak Asil Nadir de geldi. O gelince tuhaf bir hava oldu. Erol Bey’le Asil Nadir aras?nda, Turgut Bey’le Semra Han?m’?n önünde bir at??ma ba?lad?. Ben, Erol Bey’in yan?nda oturuyordum. Onu biraz tahrik ettim ama sonra ben de korktum ve sesimi kestim.

Niye korktunuz?

Erol Bey biraz içkiliydi ve Asil Nadir’in bas?ndaki büyük transferlerinden bahsediyordu. Ona, Hürriyet’i kastederek, “Beni de al. Ama benim fiyat?m 12 s?f?rl?” dedi. Sonra Ba?bakan’a döndü, “Sen de arac?l?k yap. Yak?nda seçime gidiyorsun. Sana para laz?m olur” dedi.

Turgut Bey’e “Sen de komisyonunu al” diyor...

Ben korktum. Erol Bey’i asansöre çektim. “Bizi burada tutuklayacaklar” dedim. Turgut Bey hiçbir ?ey söylemedi ve neyse gece bitti ve biz beraber ç?kt?k. Ertesi sabah benim gene Erol Simavi’yle i?im vard?. Cenajans’ta Nail Keçeli’nin bürosunda bulu?tuk. Tam konu?maya ba?layaca??z, saat dokuzu çeyrek geçe sekreterim arad?. “Ba?bakan sizinle konu?mak istiyor” dedi. Turgut Bey, “Dinç neydi o halin. Neydi o terbiyesizlik” dedi ve ben Say?n Ba?bakan?m diye araya girdikçe bana da ba??rmaya ba?lad? ve Erol Bey’e demedi?ini b?rakmad?.

Sonra ne oldu?

Aradan 20-25 dakika geçti ki, gazeteden telefonla haber verdiler. Kâ??t ithaline yüzde 10 fon konulmu?. Böyle bir ceza vermi?ti Turgut Bey. Ben ona bay?l?rd?m. Çok tontondu. Hiddetini de ?iddetini de severdim. ?imdiki ba?bakanda da o hali seziyorum. Sinirlenebiliyor. Onun da insan? reaksiyonlar? var. Süleyman Bey, k?z?yor mu k?zm?yor mu belli de?ildi.

Sizin siyasetçiye bak???n?z nas?ld? o dönemde?

Bir defas?nda, “Tiyatronun sahibi biziz. Siz sonuçta aktörlersiniz. Siz, gelir ve gidersiniz” gibisinden küstah laflar etti?imi hat?rl?yorum.

Bunu kime söylediniz ve ne cevap ald?n?z?

Mesut Y?lmaz’a söylemi?tim. Sonra da hesab?m? gördüler zaten.

Medya, geli?mi? dünyada bizdeki gibi midir?

Medya orada da çok büyük güç, ama onlar, güçlü olduklar? kadar da kamuoyuna kar?? sorumlular. Bat?’daki gazete sahiplerinin, ellerindeki gücü kötüye kullanmak ak?llar?ndan geçmiyor. Ayr?ca onlar medya d???nda bir i? de yapm?yorlar. Sadece medya i?i yap?yorlar. Yoksa, ba?ka i?e kar??t?klar?nda onlarda da bozulma, çürüme ba?l?yor. Mesela medya patronu Murdock... Medya d???nda i? yapmasa da kötü bir örnek olu?turuyor. Çünkü dünya çap?nda, de?i?ik ülkelerde ve farkl? rejimlerde medya yat?r?mlar? yap?yor ve oralardaki hükümetlerle iyi geçinmek zorunda kal?yor.

Türkiye’de bir gazete, sadece gazetecilik yaparak ayakta kalabilir mi?

Kalabilir. Bizim aile, gazetecili?in d???nda hiçbir i? yapmam??t?. Ben Yeni As?r’dan çok iyi paralar kazand?m. O paralarla ?stanbul’a gelip Sabah’? ç?kard?m. Sadece gazetecilik yaparak Türkiye’nin en fazla vergi veren ilk elli ?irketi aras?na girdi Sabah. Ama 1995’ten sonra Türkiye’de neredeyse bir ganimet payla??m? ya?anmaya ba?lad?.

Tam ne ya?and??

Diyelim ki enerji da??t?m ihalesi verilecek. Birini ?hlas, birini Erol Aksoy’un Show TV’si, birini de bir ba?ka medya kurulu?u al?yordu. Türkiye’de durum böyle garip bir hale gelmi?ti. Bizim gazetenin yöneticileri, o payla??mdan pay almamaktan rahats?zlard?. Habire, “Patron ?u i?i yapal?m, bu i?i yapal?m” diyorlard?. Ben epey direndim. 1995-97 y?llard? aras?nda ekonominin ?ekli de?i?ti ve her medya kurulu?unun bir tane bankas? oldu.

Sonuç ne oldu?

Sabah’?n hükümetlerle parasal ili?kilere girme hikâyesi i?te o dönemde ba?lad?. Banka sahibi oldu?unuz zaman ister istemez parasal ili?kileriniz oluyor ve özgürlü?ünüz kalm?yor. Zaten bizde de gazetecilik öyle bitti.

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri