forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

FUTBOLDAKİ ŞİKE REYTİNG'DEKİ ŞİKENİN YÜZDE 1'İ BİLE OLAMAZ...

Aktif .

can tanriyar

Televizyoncu Can Tanrıyar, reyting skandalı ile ilgili bomba gibi açıklamalar yaptı. "Şike, reyting operasyonunun yüzde 1'i olamaz!" diyen Tanrıyar, gizli oyunların ipuçlarını veriyor... 

 Zaman Gazetesi'nin Cumartesi ekinde yayınlanan söyleşi... 

Ünlü televizyoncu Can Tanrıyar, Türkiye'deki reyting skandalını, 2008'de kendisinin ortaya çıkardığını söylüyor. Tanrıyar, "Benimle konuşmaya korkuyorlardı. Ne zamana kadar? AGB'ye kilit vurulana kadar... Şimdi bir anda herkes yanımda oldu!" diyor.***

İsminiz, reyting operasyonuna neden karıştı?

Bu, yılların olayı. 2008'de tesadüfen yakaladığım reyting veri hatalarıyla başladı. İnanılmaz yanlış bir tablo gördüm ve bütün kanallarla paylaştım. Çoğu geri çekildikten sonra, elimde bomba gibi kaldı. Ucankus.com olarak yıllardır kendi kendine bağıran; ama kimsenin aldırış etmediği bir yerdeydik. 'Artık bir şey olmayacak' diye pes etmiştik. Nihayet savcılık, 6 ay önce operasyon kararı vermiş. Çok geniş çaplı, daha televizyonlar var... Bize gelme nedenleri, elimdeki bilgileri istemeleri.

2008'deki o tesadüf nasıl gerçekleşti?

Bir günde reytinglerle oynarsanız, inandırıcı olmaz. O reytinglere inandırmaları yıllar sürdü. Bu işe yıllarını vermiş biri olarak bir sürü programı izler, reytingleri incelerim. Bu benim hobim. Yine böyle izlerken bir program, saatinden 40 dakika önce bitti. Program bittikten sonra reklamlarla doldurdular. Reklamlar girdi mi, en az yüzde 40, seyirci başka kanala zaplar. Reytinglere bakıyorum, program bitip reklamlar girince izleme oranı 10'dan 15'e çıkmış. Programın yapımcısı Levent Altınay'ı (Sinevizyon) aradım, atlayıp geldi. Reytingin dakikalık verilerini gösterdim ve durumu anlattım. 'Ne diyorsun Can Tanrıyar?' dedi. Gösterdim, 'Vay vay vay' dedi. Buradaki zorluk, kimin yaptığını bilememek.

Verilerle herkes oynayabilir mi?

Teşkilata bir ucundan girmişseniz, etkili olursunuz. Levent Altınay doğru bir hamleyle, direkt AGB'ye yazı yazdı. 'Bizim programımız banttan yayınlandı, neden reytingleri yükselttiniz?' diye... Bunu yapmasaydı, şu anda onu da almışlardı. Günlerce AGB'den cevap gelmedi. 3-4 hafta sonra gelen cevap, laf cambazlığı. Ben de televizyondaki diğer saatleri dikkate alıp, notlar tuttum. Sonuçta karşıma, anlattığım örnekten 15 tane daha çıktı.

kullan

Mehmet Ali Yalçındağ geri adım attı; çünkü pastanın yarısı Doğan Grubu'nun

Ne tür programlardı?

Her türden. Haber bile vardı. Belli kanallarda yoğunluk vardı. Mesela ATV'ye hiç denk gelmiyordu bu! Reklam giriyor, reyting artıyor! Bunun parayla ve reklamcılarla ilgili yapılan bir manipülasyon olduğu belli. Kandırılan, reklamveren. O dönem her büyük kanalın kapısını çaldım. Ağzı açık kalmayan kalmadı. Bugün olanlar, 3 yıl önce olacaktı. Kıyametler kopacaktı. Beni ciddiye alanlardan biri de Fox TV oldu. Bununla ilgili bir servis kurdular. İki-üç gün sonra buluştuk, yüzlerce böyle program olduğunu söylediler. Kalın bir dosya yapmışlar.

Fox TV servisi kurdu; ama bunu haber yaptı mı?

Yapmadı. O arada en ciddi yaklaşımı ATV'den, Serhat Albayrak'tan gördüm. Fuat Uğur kanalıyla bana haber gönderip, TRT'nin de yıllardır bundan mustarip olduğunu söylediler. Ankara'ya gelip anlatmamı istediler. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'le buluştuk, ortaya bu tabloları koyduk.

Bu çıkıştan sonra tehdit aldınız mı?

Nasıl etsinler, anında yazarım! Bu olaylar kıyamet koparacak diye bekliyorum... Hatta Kanal D'deki bir toplantıda Mehmet Ali Yalçındağ, 'Bu uyarıları dikkate almalıyız.' demesine rağmen, müdürleri 'Şu anda büyük para kazanıyoruz, aksi halde para kaybederiz.' deyince, susmak zorunda kaldı. Çünkü o dönemde 2 milyar dolarlık bir reklam pastası vardı ve yarısını Doğan Grubu alıyordu. Diğer kanallarda da inanılmaz sessizlik hakimdi. Fox bile bir anda dosyayı kapattı.

AGB'den korkuyorlardı

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, aynı dönemde AGB'nin ölçümlerinden çekileceklerini açıkladı değil mi?

Evet, ama bu misketlerini alıp gitmeye benzedi! Sistem değişmiyor ki! TRT, içinde kalarak o savaşı verecekti. ATV de tek başına kaldı ve bıraktı. Biz de yazmayı asgariye indirmişken, savcı ve polisin 6 ay önce bu işe girdiğini öğrendik. Daha dinlemeler çıkmadı ortaya!

2009 yılında, deneklerin deşifre olduğu ilk kez ortaya çıktı...

Çıktı, ama kimse ilgilenmedi! 800 sorunlu denek ortaya çıktı, yine ilgilenmediler. Şimdi 2 bin 200 denekten bin 100'üne ulaşılıyor. Yarısı elde ya! Bırakın bin 100'ü, 50 kişiyle bile canavar gibi manipülasyon yaparsınız! Yüzde 50'yle Türkiye'yle oynarsın. 3 yıl önce hiçbir şey yapmadılar, şimdi metazoriyle AGB'yle çalışmayı bitirdiler! Benimle dahi konuşmaya korkuyorlardı. Ne zamana kadar? AGB'ye kilit vurulana kadar... Şimdi bir anda herkes yanımda oldu! Teşkilat, AGB'den yürüyordu ve AGB'den korkuyorlardı. O zaman, 'Can Tanrıyar'ı boğalım.' diyenler, şimdi 'Hepimiz aynı yerdeyiz.' diyor.

Bu reklam pastası ne kadar?

3 milyar dolar. Programcılara ödenen parayla, bu 5 milyar dolara çıkar. Kanalların, yapımcıların hatta sunucuların etrafında dönen ciddi bir rakam var. Futbol da reytingden etkilenen bir sistem...

Nasıl?

Ben sizin maçınızın reytingleriyle oynarsam, maçınızın değerini 200 bin dolardan, 600 bin dolara çıkarabilirim. Maçların bir bölümü açık kanallardan yayınlanıyor. İki yıl önce, futbol maçlarına baronlar kötü bir darbe vurdular. Açık kanallardaki Avrupa Kupası maçları, ilk 10'a giremiyordu.

Ya şimdi?

Son altı ayda veriler değişti. Bir futbol maçı oynandı mı, Öyle Bir Geçer Zaman ki'nin arkasından ikinci oluyor!

Kulüpler de işin içinde mi?

Teknik takipte çıkacak ortaya. Siz şike olayları nedeniyle futbol izlemiyorsunuz; ama reytingler artıyor. Reytinglere göre şike yok. Digiturk ağlarken, diğer kanallarda öyle bir şey yok! Digiturk'ün yalan söyleme şansı yok, öbürleri zaten belgelendi.

Reyting çetesinin başında kimler var?

O benim haddimi aşıyor hocam! Ben hafiyecilik oynamadım. Ben teknik donelerle bu işi yakaladım. Burada parayı aşan önemli kaynaklar var. Bu insanların birtakım başka idealleri de olabilir.

Mesela?

Türkiye'yi lay lay lom bir cepheye çekmek istiyorsanız, televizyonları o hale getirebilirsiniz! Televizyonda, yayın yönetmeninin tercih şansı ancak yüzde 10'dur. Gerisine, reytingler karar verir. Mesela 'Reha Muhtar haberciliği' diye bir şey yoktur. Reytingleri en iyi takip eden televizyonculardan biridir, çalışkandır. 'Acı var mı, acı?' dediğinde 10 Share yapıyorsa, adamın tarzını belirliyorsunuz. O dönem istenen oydu ve Reha Muhtar'a karşılığını kepçeyle verdiler.

***

'Yandaş medya yaptı' diyenler hain

Reyting sistemine dair eleştirilerin hep 'yandaş medya' tarafından yapıldığı söylendi. Siz bu inancı bozuyor musunuz?

Çok doğru bir nokta. Bunu 'yandaş medya-diğer medya' ayrımına getirirlerse, bu ülkeye ihanet etmiş olurlar. 'Yandaş medya' bunu çıkarmadı. 2008'den itibaren çıkartan şahıs benim. Biz, içimiz öyle olmasa da, magazinci görünen insanlarız ve tesadüfen buna denk geldik. 'Yandaş medya yaptı.' diyenlerle yüzleşmeye hazırım.

Pastadan pay alma çabasında, ideolojik ayrışmalar ne denli etkiliydi?

Yüzde 100. Reklamvereni etkilemek bakımından çok önemliydi reytingler. Büyük balık, küçük balığı yer. Üç-dört kanal dışında, diğerleri deli gibi çalışsa da büyüme şansları çok azdı. Bu olaydan sonra, pasta tamamen dağılacak. Hegemonya kalkacak.

TİAK, yola TNS ile devam edeceğini açıkladı. Ama TNS'nin 2005'ten beri AGB'yle ortak olduğu ortaya çıktı ve finansal işler sorumlusu Celal Orçun Göktuna gözaltında. Gidişatı nasıl görüyorsunuz?

Normalde TNS, eylülden önce ölçümlere başlayamayacağını söyledi. Ama kanallar, buna dayanamayacakları için marta çektirdiler. Bu da demek ki, bu işler kör topal başlayacak. Esas sıkıntı şu: Yeni denekleri yine Türkiye'den bulacaksınız. Başka Türkiye yok! Evine gidilen deneklerin birçoğu, kafadan beklenti içine girecek.

Çözüm ne?

Son gelişmelerden sonra bence RTÜK müdahil olmak zorunda. Yüzde 100 denetimi olmasın; ama yüzde 50 de olsun. Denetim iyiyse, ölçüm düzgün gider. Deneklerle ilgili yasal düzenlemeler yapacaksınız. Sahtekârlık yaparsa, hapse girecek. Ama belli bir ödeme yapacaksınız ki, kurda kuşa yem olmasın. İkincisi, iyi bir denetim mekanizması, bu sapmaların çok rahat farkında olur. Sapmayı takip edeni de takip edeceksin.

İyi bir sistem için TRT de aynı ölçümlerde yer almalı mı?

Bu işten kaçmak yok! 2008'de yaptıklarını artık yapmamalılar. Şike operasyonu, bu operasyonun yüzde 1'i kadar bile önemli değil! Bu ülkede ırkçılık yapacaksanız, birilerini hedef gösterecekseniz, asla reytingden daha büyük bir silah bulamazsınız! Onlar reytinglerle sanal, kendi görmek istedikleri bir Türkiye ortaya koyuyorlar! O yüzden 'Türkiye'de sorun mu kalmadı?' diyeni, şaibe altında tutarım.

kullan

Bu reytinglerle açılım olmaz

Bu reytinglere göre Türkiye'nin şehitleriyle, depremzedeleriyle hiçbir alakası yok! Van depremi için adam gönderdik ve sabah programında Van'dan yayınlar yaptık. İyi giden program, bunları yaptığımız gün sıfıra indi ya! Duyarlı olursan, seni sıfırlıyor sistem! Ne zaman normal yayına döndük, reytinglerimiz yükseldi! Duyarlı olan adama, yarın kanalı hesap soruyor! Bunlar vatan haini!

Program yaptığımız TNT, bir Amerikan kanalı olmasına rağmen 'Hiç önemli değil.' deyip, programımızı bir saat daha uzattı. Ben Tunceliliyim. Açılım sürecinde, 'Çok yanlış yapıyorsunuz.' dedim. Bunun sebebi de reytingdir. Medya asla açılım sürecinin başarıya ulaşmasına sebep olacak şeylere prim vermedi! Bu reyting düzeniyle, demokratik açılım yapamazsınız.

Emniyet'ten sonra, sıra bana gelecek

'Senin gibi tecrübeli bir adamın, reytinglerle ne işi var?' denmesinden bıkmıştım. 'Bak sektör büyüdü.' diye empozeler yaptılar. İnsanın kafası bulanmıyor değil. Ama vicdanım öyle demedi. Bu sefer de, 'Can Tanrıyar bizi ne kadar biliyor?' korkuları var. Emniyet'in elindekileri çıkarmasını bekliyorum. O zaman benim anlatacağım çok şey olacak. Yaptığımız iş magazin olduğu için, her yerde adamımız var. Kendim de çok geziyorum. O insanları görüyorsunuz. Nerede buluştular, nasıl anlaştılar... Hepsini anlatacağım.

ZAMAN - CUMARTESİ

DKM ARŞİVİ