forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

KİMSE KIMILDAMASIN, BU BİR AÇILIMDIR!

Aktif .

 SUAT OKTAY ŞENOCAK  /

Öyle bir açılım ki bu, açılmakla kalmadı ortaya dökülüverdi, saçıldı tüm irinler.
İyi mi oldu kötü mü?” sorusuna kimileri “iyi oldu da gerçek yüzlerini gördük!” diye karşılık verebilir, ancak gelinen nokta geleceğe yönelik hiç de umut bırakmadı bize.

 

 

Önümüz karanlık, üstelik kankaranlık!

Her iki taraf da demokratik açılım sürecini sabote etmek için müthiş bir çaba ve enerji sarf ediyor.  Oysa ki oysa bu demokratik açılımı en çok da Kürtlerin desteklemesi gereken bir süreç olduğu halde, yine yıllar yıllar önce yaptıkları gibi tekerleğe çomak sokup, ateşe benzin döktüler, maşa olduklarını bağıra çağıra, yıka döke, ele güne gösterip tescil ettiler. Hükümete de, başparmaklarını işaret parmağı ile orta parmak arasına sıkıştırıp “alın size açılım” demeye getirdiler.

Evet, kimse kımıldamasın bu bir açılımdır. 

Adı üstünde: AÇILIM

Açılımı duyan başka bir şey mi anlıyor ne? Bir bakıyorsunuz, Çanakkale’nin bilmem ne ilçesinde Güneydoğululara kel alaka bir mevzuu yüzünden saldırılar düzenleniyor, bir de bakmışsınız Doğubeyazıt’ta, Şırnak’ta, Cizre’de birileri birilerine nispet yapıyor(!)

Başbakan gazetecileri, köşe yazarlarını  gereksiz şekilde uzun yorumları nedeniyle eleştirince üstatların gardı düşmüş gibi, güneydoğu da olup bitenlere yaklaşımları öyle Polyanna vari, öyle saf köylü ayaklarındaki, sanırsınız üç-beş çapulcu bir araya gelmiş, Apo amcalarının beş yıldızlı kodesteki yıldız sayısının artırılmasını istiyor.

Kürt sorunu olmadığı, PKK ve DTP tarafından suiistimal edilen Kürtlerin “sorun” olduğu bana mı malum, yoksa herkes üç maymunculuk mu oynuyor…

Kürtleri temsil ettiklerini savunanlar resmen devlete isyanın provasına başladı, mümkün mertebe diğerlerini kendilerine kışkırtmak için her yolu deniyorlar. Diğerleri de kışkırmasına kışkıracaklar da sanki bir yerden, birilerinden, işaret veya ne bileyim sinyal mi ne bir şey bekliyor gibiler.

Yani biri “he” dese…

“Aman ha, aman” diyorum, diğerleri, Kürt olmayan ötekiler, yani bizler, Türk, Laz, Arnavut, Boşnak, Çerkez, Arap, Çingene ve adını sayamayacağım mozaiğin öteki parçaları bu tuzağa düşmemeli

Bölücünün istediği, PKK ve DTP ile ilgisi olmayan batıdaki sade vatandaş Kürtlere saldırılması, yapılacak her toplu saldırı, onları dünya nezdinde mazlum hale getirecek ve amaçlarına ulaşma yolunda bir adım daha yaklaşmalarına katkı sağlayacak.

Bunun için Polyanna postuna bürünmüş başta Can Dündar olmak üzere, NTV ekibi ve birçok gazeteci bir gerçeği görmeli, göstermeli…

Geçen hafta NTV’de “Günün İçinden” de Oğuz Haksever olayların patladığı bir bölgenin belediye başkanıyla canlı telefon bağlantısı yapıyor. Başkan ısrarla ve inatla yasa dışı olayları haklı çıkarmaya çalışıyor, Apo’ya saygılarını iletiyor… Muhterem Oğuz Haksever, “Sizin bu olayları onaylamadığınıza inanıyoruz” derken, şu soruyu yöneltmeyi (o an) düşünemiyor:

“Bu olayları başlatanlar demokratik açılımı sabote etmiyor mu?”

O malum ilçe belediye başkanının bu soruya vereceği yanıtı çok merak ediyordum oysa!

***

Üstad Can Dündar’ın 1 Aralık Salı günü “Kalp açılımının sonu” başlıklı yazısında değindiği bir konu vardı. ”İzmirli kız, sevdasını hangi arkadaşına anlatsa tepki görmüş” Neden, çünkü sevdiği genç Kürt’müş… Genç Kürt, yazın gittiği Mardin’den bambaşka biri olarak dönmüş. Türklerden nefret eder olmuş. “Çocuğum olursa Türkçe öğretmeyeceğim” diyecek raddeye gelmiş. 
İzmirli kızdan köşe bucak kaçmaya başlamış.

Ne Dündar’ı anlayabiliyorum, ne de bu anlatılanları… Etrafım(ız)da Kürtlerle evlenmiş Türk kızları, Kürt kızlarla evlilik yapmış o kadar çok Türk genci var ki…

Bu gerçekleri nereye koyacağız, hangi rafa?

Bölünmek, etten kopmak, koparılmak isteyenler sıkı tutunsun, çünkü gelecek karanlık, hem de kankaranlık!

Suat Oktay Şenocak
"İnSanat Derneği"
 
 
 

DKM ARŞİVİ