Yazdır

BURSA'DA KUSTURİCA NEDEN PROTESTO EDİLMEMİŞTİ?

Aktif .

suat_oktay_225SUAT OKTAY ŞENOCAK  

Mehveş Evin, Antalya’nın CHP’li Belediyesi’ni savunma moduna geçmiş, Evin hanım “Dört ay önce Bursa Film Festivali’nde ballı börekli ağırlanan Emir Kusturica, şimdi tu kaka edildi! Yönetmenin Sırp kimliği, Antalya’nın misafiri olunca mı akla geldi?” demiş..

Sonuna kadar haklı…

Ama burada durumu doğru saptamak ve ona göre değerlendirmek gerek. Kusturica’yı AKP ya da CHP’li Belediyesinin getirmesinden çok, hangi organizasyonun getirdiği önemli.

Bursa Kültür Sanat Festivali İstanbul medyasında önemsenen, ciddiye alınan bir organizasyon olmamanın avantajını yaşadı…

Kusturica geldi, Sırp faşizminin propagandasını yapıp, üstüne de parasını alarak çekip gitmişti.

Emir Kusturica’nın Bursa’ya geldiği son anda duyurulduğu için ben de basın toplantısına, “sinemayla ilgilenen bir vatandaş olarak” katılmıştım.

İki defa dilimin ucuna kadar geldiği halde bugün tartışılan konuları sormayı kendime vazife göremedim nedense…

Çünkü orada bir gazeteci olarak değil de bir sinemacı olarak bulunuyordum. Sadece gözlemledim, Bursa basının içler acısı halini, Kusturica’yı tanımayan, kim olduğunu bilmeyen, ne soracağının kestiremeyen, üç-dört günlük muhabirler, onarlı yönlendiremeyen sığ editörler…

Basın toplantınsın ardından Emir Nemanja Kusturica’nın Bursa Açık Hava Tiyatrosu’nda yaptığı konsere gidip, sinemanın balkanlardaki dahi çocuğun müzikteki performansını izledim.

Referans Goran Bregoviç’ti…

Bir çoğu onu Goran ile karşıtırıp gelmişti konsere… Bregoviç’i, filmleri sayesinde dünyaya tanıtan Kusturica’yı izleyen Bursalılar, eski Boşnak, yeni Sırp sanatçının Sırp Milliyetçiliği propagandası motifleriyle bezeli şovunu alkışlamaktan da geri kalmadı. Nitekim kimse bir halttan anlamıyordu.

Kusturica, Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’da, bolca küfürler ettiği Türklerin huzurundan hürmetle(!) ayrıldı…

Bunların hiçbiri İstanbul medyasında yer almadı. O nedenle sayın Mehveş Evin de konuyla ilgili tek satır yazamadı.

Farkında olsalardı, malum medyanın kalemşörleri bununla ilgili yazmaz mıydı sanıyordunuz!

Anasını bile ağlatırdı…

Ama es geçildi.

Tekrar altını çiziyorum, bunun nedeni Antalya’nın CHP’li olması değil, sadece Bursa’da yapılan organizasyonun önemsenmemesi.

Bu arada, Atilla Dorsay NTV’de “keşke bu konu daha önce gündeme gelseydi de o zaman Kusturica’ya gelme diyebilirdik” benzeri bir açıklamasına tanık oldum.

Elbette şu an itibariyle Kusturica’ya “gelme” demek abesle iştigal olur(du)!

En iyisi Kadir İnanır’ın ironik açıklamasında dediği gibi, geldiğinde soralım:

“Ey Emir Nemanja Kusturica. Hâlâ aynı düşüncede misin, hâlâ Sırpları bu kirli savaşta haklı mı görüyorsun, hâlâ Osmanlı’yı mı suçluyorsun? Osmanlıyı suçluyorsan, neden o zaman hor gördüğün Osmanlı’nın devamı olan bir ülkeye geliyorsun?”

Bursa’da o gün dilimin ucuna kadar gelip soramadığım, içimde ukde kalan bu soruları yöneltecek bir babayiğit çıkacaktır mutlaka!

***

Peki başka bir soru daha…

Tam tersi olsaydı ve Antalya’da CHP değil de AKP belediyesi görevde bulunsaydı bu malum kesimin tepkisi farklı olmaz mıydı dersiniz?

Bu konuda, Bursa festivali asla örnek değil, zira Kusturica’ya olan tepki bugünkü kadar olgunlaşmamıştı ve emin olun CHP ve diğerleri uyanabilseydi veya yukarıda vurguladığım gerekçeye göre Bursa ve festivalini ciddiye alsalardı, durum bugünkünden farklı olmazdı. Kim bilir belki o zaman Antalya BŞ Belediyesi’ne bağlı AKSAV da Kusturica’yı davet etme cesaretini gösteremezdi, kuşkusu olmasın kimsenin.

 

Bu arada, bir anımsatma daha yapmamda yarar var. Kusturica ile ilgili ilk tepkileri yazarınız ve kurucusu olduğu İnSanat Sinema Derneği vermişti. Bir süre önce, hatta Semih Kaplanoğlu Bal’ı festivalden çekmeden önce Sinema barış demek, dostluk demek!" başlıklı kamuoyuna bir bildiri yayınlayarak Kusturica’nın jüri başkanlığına karşı tepkisini ortaya koymuştu.

Peki bu bildiri tüm basına da gönderildiği halde hangi medya kuruluşunda yer aldı?


İşine geldiği gibi haberlere yaklaşan, işine geldiği gibi değerlendiren İstanbul Medyası, bu konuda da işine geldiği gibi yaklaşarak Altın Portakal’ı gündeme taşıdılar.


Neden?


Çünkü Antalya BŞ Belediyesi’nin Altın Portakal’ı meyve veren bir ağaç, Bursa BŞ Belediyesi’nin Kültür Sanat Festivali ise…

Atacağınız taş, hiç olmazsa daldaki kuşu ürkütmeli ama değil mi?

--
suatsh@gmail.com
Suat Oktay Şenocak
"İnSanat Derneği"