forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

BAŞ BAKAN OLMAK VE BAKAMAMAK!

Aktif .

suat_oktay_140Adı üzerinde “Baş Bakan” vatandaşın demokratik hakkını kullanıp seçimde oy vererek, “geç şu hükümetin başına da bizi çağdaş bir şekilde idare et” diye yetkilendirdiği kişi…
Kimler geldi kimler geçti.
Çağdaş Cumhuriyetimizin İlk Başbakanı İsmet İnönü
Son Başbakan ise Recep Tayyip Erdoğan!
İnünü’yü sevmeyeni çoktu. Erdoğan’ı da sevmeyen var bu ülkede. Ve kimse de sevmek zorunda değil.
Ama saygı…
Evet saygı çok önemlidir. Birilerinin rahmetli İsmet Paşa’ya göstermediği saygıyı, şimdi bir başkası sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan da esirgiyor!
Pahalı ve çok değerli bir metafor saygı. Sanki sayıyla verilmiş de herkes birbirinden gizliyor saygı denen mücevheri(!)
Önce bir Milli takım ve uluslararası basketbol organizasyonunda sayın başbakanımıza nezaketsizlik örneği olarak nitelendirilebilecek olay yaşandı.
Ve son olarak Galatasaray taraftarı benzer bir tepkide bulundu.
Yakışık değildi, hoş durmadı…
Her ne olursa olsun, söz konusu kişi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, sevsek de sevmesek de, o seçilmiş biri ve her türlü saygıyı hak ediyor!
***
Peki sayın Başbakanımıza saygısızlık yapılırken o ne ediyor(du)!
Sanatçısına saygı gösteriyor mu, ya halkına?
“Ananı da al git, ucube heykel, yıktırın bunu, tarafsız olan bertaraf olur” açıklamalarını saygı kategorisinin hangi mertebesine koymalı?
Düşünmek gerek! Eğer Başbakansanız, ağzınızdan çıkanı kulağınız duymalı. İşte o zaman bir basketbol maçında veya yalakalık ile övgüyü birbirine karıştırıp ayarını tutturamayan bir bürokratın, maksadını aşan konuşması ters tepip, ıslıklı protesto olarak yankılandığında şaşırmamalısınız.
***
Galatasaray’ın yeni stad açılışında yapılanları birileri, organize edilmiş ve planlı bir eylem olarak nitelemeye çalışıyor ama kimse, bunun spontane ve birikim sonucu ortaya çıkmış olabileceği olasılığını hesaba katmıyor.
Ama özellikle, en çok da sayın başbakanımız bunu göz ardı etmemeli. Benzer olay iki defa vuku buluyorsa, ortada sabırların taştığına dair ciddi emareler var, demektir!
***
Sayın ve pek değerli başbakanımız Kars’taki İnsanlık anıtına “ucube” dediği zaman bir çokların aklına Ankara BŞ Belediye başkanı sayın Gökçek’in içine tükürüp de kaldırttığı heykeller geldi.
Çok sevdiğim bir arkadaşım, bu konuya atıfta bulunarak 1990’larda Ankara’da okurken başına gelmiş anısını paylaşmış, ben de yorum yapmadan aynen aktarıyorum:
1990-1991 yılları. Ankara’da okurken, BŞ Belediye Başkanı Murat Karayalçın’ın şehri heykellerle süslemek istediğini duyduk.  Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim iş Öğretmenliği Heykel Ana Sanat Dalında öğrenci bir arkadaşımla birlikte evrimi heykellerle anlatan bir proje hazırladık. Hocalarla konuştuk, randevular ayarladık, maketler yaptık, konuyu projelendirdik, projenin Ankara’da ki tüm üniversitelerdeki heykel bölümlerini de kapsamasını istedik.  Hazırlanacak heykeller de Ankara’nın birçok yerini süslesin istedik!  BŞ Belediyesi’nin şirketi Anka ile de görüşmeler yaptık!  Murat Karayalçın’ın özel kalem müdürüyle yaptığımız son görüşmede aldığımız yanıt şöyleydi: Dünyaca ünlü bir heykeltıraş ile anlaştık. Proje ona verilecek!
O ünlü ve dünyaca tanına heykeltıraşa milyarlarca TL ödendi. Oysa biz üniversitelerin olanaklarıyla projeyi çok daha ucuza ortaya çıkarabilecektik.  Bunları söylediğimiz zaman da o dönem Karayalçın’ın özel kalem müdürlüğünü yapan yöneticiden bir güzel azar işittik!
Peki, sonra ne oldu? Karayalçın seçimi kaybetti, yerine gelen Melih Gökçek, önce heykellerin içine tükürdü, sonra da hepsini ortadan kaldırdı. O heykeller de nereye atıldı kimse bilmiyor.   O zaman ne o heykelleri yapan ünlü sanatçı, ne de başkası sesini çıkaramadı. Ama eğer heykeller öğrenciler tarafından yapılsaydı, en kötü olasılıkla o çalışmalar bugün üniversitelerin bahçelerini süslüyor olacaktı!  O kadar para da heba edilmeyecekti.
***
İşte görüyorsunuz, içine tükürülen ve ucube olarak görülen heykeller!  Biri milyarlarca para harcayıp dikmiş, diğeri de söküp atmış! Ne acıdır ki benzer durum 2011 Türkiye’sinde Karsta da yaşanacak…
Başbakan Erdoğan’ın  “ucube” olmakla onurlandırdığı(!) anıt heykeli bizzat görmüş ve fotoğraflamış biri olarak şunu söyleyebilirim.
Evet, heykeli ben de beğenmedim. “Vay be, adam yapmış!” diyemiyoruz. Beni çok da etkilemedi, ancak sonra öğrendik ki, anıt heykel tamamlanamamış. Yani eksik bir şeyleri olduğu aşikâr!
Fakat “ucube”den sonra ne oldu, o heykel kıymete bindi. Sayın başbakanımız farkında olmadan heykeli de, o heykeli yapan değerli sanatçımızı da mazlum ve mağdur duruma düşürdü ki, bu halleri en iyi o bilir!
Bulunduğu mevki Başbakanlık, yani Baş Bakan, herkese ve her yere, herkese eşit mesafede duran, herkesi kucaklayan, milletin vekilliğinden aldığı paye ile onurlandığı makam koltuğundan objektif bakabilmek marifet!
O yüzden ona "Baş Bakan" diyorlar… Bakmasını bilecek, bakamıyorsa bir başka “bakabilen” gelecek…
--
suatsh@gmail.com
Suat Oktay Şenocak
"İnSanat Derneği"

DKM ARŞİVİ

Loading