forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

SANSÜRÜN ALTIN ÇAĞI

Aktif .

SUATOKTAYSUAT OKTAY ŞENOCAK - BURSA 

“Sansür* nedir?” sorusuna yüzlerce yanıt bulabilirsiniz.

Sansür uygulamalarında, bizde, yani Türkiye’de ipin ucu kaçmış durumda! Oto sansür ile doğrudan sansürde iş öyle çığırından çıkmış, öyle abuk sabuk durumlarda uygulanır oldu ki! “gülmeli mi, ağlamalı mı?” karar vermek güç(!) Son yıllarda beni en çok güldüren sansür uygulaması televizyonlardaki sinema ve dizi filmlerin sigara içilen sahnelerinin mozaiklenmesi olmuştu. Ağzında sigara olan karakterlerin sigaraları mozaiklendi, ancak dumanına çözüm bulanamadı

Ağızda ya da elde sigara olduğu her halinden belli bir nesne, sonradan garip bir şekilde üstü kamufle edilmiş, ama sigaraya daha da karizma ve gizem katan asıl etmen duman, olduğu gibi duruyor.

Sigaraya en post modern sansür(!) ise CNBC-E kanalında yayınlanan dizilerde geldi. İlk gördüğümde resmen dumur olmuştum. Hangi sivri zekalının fikriyse, dizilerdeki sigara içme sahnelerinin üstünü mozaiklemek yerine, bir çiçek motifiyle kamufle etmek, hakikaten sansür ötesi bir durumdu. “Acaba yasakla dalga mı geçiyor Doğuş Grubu?”diye düşünsem de, yine de “pes” demekten kendimi alamamıştım…  Ağızda bir çiçek, dumanı püfür püfür. :D

Çiçekten duman tüter mi, burası Türkiye ise her şey olur!

İyi de bu sigarayı kamufle etmiyor, aksine o çirkinliğe yapmacık bi güzellik maskesi uyguluyor! Madem sigara zararlı neden daha güzel bir nesneyle, üstü örtülür?

RTÜK buna tepki gösterdi mi dersiniz, “Hoop ağır ol bakalım, sigarayı nasıl çiçeklersin?” diye sormasını beklemek ne büyük saflık(!)

Tam da, “abesle iştigal etmek” dedikleri bu olsa gerek…

RTÜK’ün komik bir yaptırımla sigarayı özendirmeyi engelleme çabalarına, CNBC-E tek kelimeyle tüy dikmiş oldu!

İyi de, evde sigara içiliyorsa, çocuğa TV’de sigarayı göstersen ne olur, göstermesen ne!

Mesela bizim evde, ben dahil kimse sigara içmiyor, ailecek sigaradan nefret ederiz. Ama büyük oğlum, hepimize inat sigaraya başladı ve kimseyi de taktığı yok! Keza amcamlarda da durum bizden farklı değil, evde anne de baba da sigara içmezken çocukları sigara tiryakisi…

Sigara içen bazı dostlarımın çocuklarının ise sigaraya özenmediklerini de anımsatmak isterim.

Demek ki sigarayı TV’de çiçeklemek, örtmek, gizlemek bir işe yaramıyor, komik olmaktan başka!

***

Bir başka komik sansür uygulaması da dini bütün TV kanalarında yaşanıyor! Geçenlerde STV’de, 3. sınıf Hollywood filmlerinin ünlü ismi Steven Segal’in bol kavgalı, kanlı ve şiddet dolu aksiyonlarından birini izliyordu ahali. Ben de bir ara daldım Steven ağabeyimizin performansına odaklandım. Arada bir sesin “bir anlık” gittiğini fark ettim. Önce yayından kaynaklı bir sorun olabileceğini düşündüm ama benzer durum arka arkaya olunca ve sadece içki içilen sahnelerinde, “viski” kelimesinin geçtiği yerlere denk geldiğini dikkat edince kahkahayı patlattım. “ohaaa” dedim evde TV başında otururken, bu kelimeler dökülüverdi aynen ağzımdan: “oha, yok artık bu kadarı da olamaz!”

Yav… “viski” kelimesine neden sansür uygularsınız bre gafiller(!) Sesini kıstığın ürünü zaten şişeye koyup içiyorecnebi. :D Bunu yaparak kimi kandırıyorsunvicdanını mı rahatlatıyorsun? Madem öyle bir sansür uygulayacaksın, o filmleri hiç oynatmamak daha evla değil mi?

Çok komik, ama hakikaten trajik filan değil düpedüz salakça bir komiklik bu! İzleyiciyi de aptal yerine koyuyor…

***

Ekranlardaki sansürün ilk icra edildiği TRT’de de bugün durum farklı değil… Anımsarsınız, bir süre önce TV’lerde defalarca yayınlanmış Kemal Sunallı, Adile Naşitli, Şemer Şenli kült film Tosun Paşa’nın hamam sahnesi kesilerek ekranlara yansımış epey tartışılmıştı.

Buna benzer ve daha komik bir sansürleme olayı da son olarak ATV’de yaşandı. Yavuz Turgul’un son filmi Av Mevsimi’ni ekranlara getiren ATV, filmde geçen "Ben gey'im" repliğindeki “gey” sözcüğünü  silerek sansürledi.

Şaka gbi…

Ah Türkiyem, vah Türkiyem… Nelerle uğraşıyorlar böyle, onca sorun, onca problem, sıkıntı, elem ve keder varken…

Bu ülkede sansür hep vardı ancak altın çağını da 2011 Türkiye’sinde yaşıyor olmalı.

Bu çağda bile ekranları mozaik, çiçek ve sesi silmelerle sansüreleyebileceğini düşünenler, insanların beyinlerine ne yapabileceklerini sanıyorlar, çok merak etmekteyim!

SANSÜR: insan ifadesinin çeşitli yollarla kontrol altına alınmasıdır. Pek çok durumda hükümet tarafından uygulanır. En somut amacı toplumu korumak ve devletin üzerinde kontrol sağlayacağı şekilde geliştirmektir. Genellikle toplumu etkileyen durumlarda/eylemlerde uygulanır ve ifade özgürlüğünü suistimal eden düşünceleri bastırma amacı güder. Ayrıca, sansür, toplu iletişimden kimi düşünceleri ve konseptleri çıkarma yoluyla algıyı kontrol etme eylemi olarak da nitelendirilebilir. Sansüre uğrayan şeyler tek bir kelimeden başlı başına bir kavrama kadar değişebilir ve değer sisteminden, ahlaki yargılardan etkilenebilir.

Suat Oktay Şenocak
"İnSanat Sinema Derneği"

suatsh@gmail.com

DKM ARŞİVİ