forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

BAŞBAKAN, SÜPERMARKETE, “DÜKKAN” DEMİŞ…

Aktif .

 ÜMİT OTAN / EGE'DEN...

Başbakan medya patronlarına, “Dükkan sizin, nasıl istersen öyle kullan” dedi ya, hani herkesler de çok öfkelendi. Ben çok güldüm. Başbakan, “bizim buraların” süpermarket olduğunu bilmiyormuş meğer.



Oysa çok yıllar önce, büyük gazetelerin “büyük gazetecileri”, haberi “mal”, okuru “müşteri”, gazeteleri de süpermarket diye tarif etmişler, ama kimseler sinirlenmemişti…

Aslında “o konu” kapanalı yıllar oldu.

Gazeteyle birlikte aklınıza gelen, gelmeyen her şeyin “promosyon kılıfıyla” sarmalanıp okura, pardon müşteriye verildiği günlerdi.

Gazetelerin önü, bugünlerde indirimli satışlar yapan ve geceleri kuyruğa girilen süpermarketler gibiydi. Ellerde kuponlarla saatler boyu “hediyeyi” alma telaşı yaşanırdı.

İşte o günlerde, - yılını da söyleyeyim 1994 - büyük gazetelerimizin anlı şanlı yöneticileri, dikkatinizi çekerim patronları değil, gazeteleri pardon süpermarketleri yönetenler, gidişata hemen ilginç etiketlemeler yaptılar.

Diyorlardı ki, buralar bir ticarethane, kâr etmeden olur mu? Farz edin burası bir süpermarket, malımız gazete, okur da müşteri…

Dinç Bilgin ve Aydın Doğan grupları kıyasıya çarpışıyordu.

“Müşteri”, “malını” verilecek hediyeye göre seçer olmuştu. Tabaklar, çanaklar, oyuncaklar, “senin ansiklopedin kötü, benimki iyi” manşetleri…

“Müşterinin” başı dönüyor, marketçiler bastırıyordu.

Bakıldı olacak gibi değil, “uzlaşma, sulh” deklarasyonları yayımlayıp altına imzalarını attılar.

“Bir kamu müessesi olan gazetecilik mesleğinin ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilmesi kesinlikle karşı olduğumuz ve olacağımız bir husustur.”

Ertuğrul Özkök ve Zafer Mutlu’nun da aralarında bulunduğu bütün medya yöneticileri imzalamış. Tarih, 31 Ocak 1994.

Son 15 yılı bir anımsayın.

Banka almalar, satmalar, siyasileri tehdit etmeler, ihalelere girip çıkmalar…

Unuttuklarınız varsa, Taraf gazetesinde Dinç Bilgin’in samimi itiraflarına göz atmanızda yarar var. (Neşe Düzel röportajı, 8-9 Mart 2010)

Başbakan’ın “dükkan” benzetmesine çok güldüm.

Tepki gösteriyormuş gibi yapanlara daha çok güldüm.

Onca ihaleye, almaya, satmaya, “hediye” dağıtmaya,  “dükkan” mı dayanır?

Dinç Bilgin, Taraf’ın gazeteciliğini, korkusuzluğunu öve öve bitirememiş.

Onların zaten dükkanı yok.

“Acaba” diyorum, Türkiye gündemine “bomba” gibi düşen manşetleri, ortalığı kasıp kavuran haberleri, dükkanları yok diye mi İstanbul Gazeteciler Cemiyeti’nin ödüllerine layık bulunmadı?

E-Mail: umitotan@gmail.com

NOT: Ümit Otan'ın yazıları aynı zamanda http://www.t24.com.tr de yayınlanmaktadır.

DKM ARŞİVİ