forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

ROMANTİK CUMHURİYET

Aktif .

umit_otan ÜMİT OTAN - EGEDEN 

İnternette dolaşan haberlere göre, “İlhan Selçuk sonrası çalışmaları” başlamış. Eğer o senaryolar gerçekleşirse, vah Cumhuriyet’in başına…Yeni alınan yazarlara bakılırsa, “romantik” bir gazeteye gidişat mı var acep?

Eh, yaş müsait. 12 Mart’ların, 12 Eylül’lerin Cumhuriyet’inde yaşananları “dışarıdan” sonraki 16 yılı da “içeriden” görmüşlüğümüz var.

İlhan Selçuk’un gazetenin başında olduğu dönemde Emre Kongar hocamızı yerine hazırladığı haberleri kulağımıza çalınıyordu. Yayın Kurulu’na “Başkan Yardımcısı” olarak girince ve künyede de yerini alınca, gazetenin Kongar’a emanet edileceği inancı iyice artmıştı.

Dostlardan edindiğim izlenimler ve internette dolaşan haberler, gidişatın bu yönde olacağını gösteriyor.

Turktıme.com’da Talat Atilla da Emre Kongar’ın geleceğini Hikmet Çetinkaya’nın gideceğini yazmış. Mustafa Balbay’ın da önü kesiliyormuş.

Mustafa Balbay’ın Ankara Temsilciliği görevinden alınıp künyeden bir çırpıda atılıvermesi Cumhuriyet’in hanesine “vefasızlık” olarak yazılacaktır. Nitekim şu an yargılanmakta olan, varsa suçu kesinleşmemiş olan Balbay da duruşmada “kırıklığını” saklamamıştır. Üstelik vekaleten atama yapmak gibi basit bir yöntem varken…

Şimdi, eğri oturup doğru konuşalım.

Emre Kongar bir bilim insanı, ama gazeteci değil. Cumhuriyet gibi bir gazeteyi yukarılara sıçratması, yaşatması bana çok hem de çok zor görünüyor.

“Gidici” gözüyle bakılan Hikmet Çetinkaya’ya gelince…

Uzun yıllar birlikte çalıştım. Bir çok konuda fikirlerimiz uyuşmaz. Kendisiyle çok kavga etmişliğim vardır. Her konuda eleştirilerimi yüzüne karşı söylemişimdir.

Amaaaa….

Cumhuriyet künyesinde, haberi iyi koklayan, muhabiri yönlendiren, zamanı çok iyi kullanan  gazeteci denilebilecek tek isimdir…

Şimdi bir çok dostum, şaşırıp kalacak, biliyorum.

Ama gerçek bu.

Ne yazık ki gazetede Umur Talu gibi, Aydın Engin gibi, Celal Başlangıç gibi bir isim yok.

Eğer “dedikodular” doğruysa, Hikmet Çetinkaya’nın Ergenekon davasıyla ilgili epey zamandır aldığı tutum etken olmuştur. T24.com.tr’ye verdiği söyleşide, Balbay’ın günlükleri yazmamasını “vahim hata” olarak” nitelemiş, “asla affetmem” demiş, “Bana kimse cuntacı, darbeci diyemez. Bana kimse Ergenekoncu diyemez. Onu diyecek adamın alnını karışlarım.” diye sürdürmüştü.

Birileri Çetinkaya’nın “alnını karışlamayı” hesaplıyorsa, bence tek neden budur…

Eğer İlhan Selçuk sonrasında, birileri gidip birileri kalacaksa ve “boşluk” da “romantik”, etliye sütlüye dokunmayan yazarlarla doldurulacaksa, inanın 1991 “itekleşmesinden” daha vahim bir tablo ortaya çıkar.

Cumhuriyet’i tirajı 100 bini aşan, “eli ayağı düzgün” bir gazete, örneğin Türkiye’nin Le Monde’u yapmaya var mısınız?

Çok kolay…

Gazeteyi Umur Talu yapsın, ama karışmayın…

Çağırın Aydın Engin’i, Ragıp Duran’ı, Celal Başlangıç’ı, Ece Temelkuran’ı…

“Gelmezler” demeyin, “verecek paramız yok” mazeretine sığınmayın.

Zor değil mi?

Umarım, yazılanlar, çizilenler ve dedikodular gerçeğe dönüşmez.

Yoksa “romantik bir Cumhuriyet” olur ve yazık olur…

umitotan@gmail.com


DKM ARŞİVİ