forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

BİZ BİRLİKTE YAŞIYORUZ, YA SEN?

Aktif .

umit_otan_120ÜMİT OTAN / EGE'DEN 

“Birlikte yaşamak zorunda mıyız” diye sormuş zat-ı muhterem. Valla biz birlikte yaşıyoruz, hem de o kadar birlikteyiz ki… “Beyaz dünyanızdan” sıyrılıp, biraz ayılmayı deneseniz siz de göreceksiniz aslında. Sanırım tatil, dere kenarı yaramadı. Boşta, açıkta bir genel müdürlük kadrosu yok mu? Verelim de arkadaş kendine gelsin.

Eşinin Ertuğrul Özkök’ü anlattığı satırları okuduğumda, “başka söze gerek kalmadı” demiştim.

Yanılmışım.

Hürriyet okurlarına, “gazetenin genel yayın müdürü kim” diye sorsanız, kalıbımı basarım, çoğunluğu onun adını vereceklerdir. Sevgili Enis Berberoğlu, ilk anda anımsanmayacaktır, inanın…

Her sabah, “Bugün hangi bombayı patlatsam” diye uyanıyormuş izlenimi veriyor yazıları.

Size de öyle gelmiyor mu?

“Haydi gelin ağzımızı alıştırmak için hep birlikte soralım: Türklerle Kürtler birlikte yaşamak zorunda mıdır?” diye buyurmuşlar. Cumhuriyet gazetesinin bir yazarından da destek almayı ihmal etmemişler. (6.7.2010, Hürriyet)

Uzaklara gitmeye gerek yok. Oturup kendimi anlatsam yeter.

Biz Türk bir aileyiz.

Kız kardeşlerim evlenmeye kalktıklarında, tek soru sormuştum, “Birbirinize aşık mısınız?”

Eniştemin biri Adıyamanlı ve Kürt. Diğeri Diyarbakırlı ve Kürt.

Belki inanmayacaksınız, ama biz ailemizde bu konular üzerinde hiç konuşmadık.

Ayvalık’tan İzmir’e yeğenlerimden birinin düğünü için geldim. Alevi bir kızla evleniyor. Geçen akşam kız tarafında kına gecesi yapıldı. Şimdi erkek tarafında düğün.

Sevgili yeğenimin anası Türk, babası Kürt, evleneceği kız alevi.

Çocukları olacak. Kürt, Türk, Alevi birlikte çoğalacaklar, yaşayacaklar, sevecekler, sevilecekler…

Biz böyle büyüdük, böyle yaşadık. Ülkemizin her yanı bu tür “öykülerle” dolu.

Benim dedem bir Girit göçmeniydi, diğer dedem Selanik göçmeni. Bir yerlerden gelip bir yerlerde buluştular.

Hayat böyle bir şey değil mi zaten?

Ağzımızı alıştırmalıymışız…

Türklerle Kürtler birlikte yaşamak zorunda mıymış…

Bazı laflar “gülünüp geçilesi” gelebilir.

Üzerinde durmaya değmez bulunabilir…

İncir çekirdeğini doldurmayacak türden olduğu sanılabilir.

Bunlar bir yerlerde birikir birikir ve birilerinin ekmeğine yağ sürecek hale gelir.

Biz, Girit, Selanik göçmeni dedelerimizle, Türk ana baba, kardeşlerimizle, Kürt damatlarımızla, alevi gelinimizle bu güzel vatanda birlikte mutlu, huzur içinde yaşıyoruz, yaşayacağız…

Zorunluluktan değil Ertuğrul Bey,  sevgiyle, içtenlikle, dostlukla, akrabalık hissiyle…

Yoksa siz kendinizi “zorunda” mı hissediyorsunuz?

umitotan@gmail.com

DKM ARŞİVİ

Loading