forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

“AL GÜLÜM VER GÜLÜM” SENDİKACILIĞI…

Aktif .

ETİKETLER:Ümit OtanlSendika
umit_otan_120ÜMİT OTAN - EGE'DEN 

Sendika olarak hükümetin verebileceğine yakın bir öneri götürüyorsun. Sonra, “işte istediğimizi verdiler” diye mutluluk pozları veriyorsun. Bu mu sendikacılık? KESK ve Kamu-Sen yetkilileri haklıymış. Memur-Sen tek başına imzalayacağı sözleşmeyle, pardon görüşmeyle sendikal tarihe geçecek…

 

Yaşasın, maaşım 28 lira artacak…

Yüzde 4 artı yüzde 4, daha ne olsun…

Siyasiler de, Memur-Sen de bu toplu görüşmede ne yazık ki sınıfta kalmıştır.

Uzun yıllar sendika muhabirliği yapmış, toplu sözleşme görüşmelerinde ve sonuçlarında yaşanan “komikliklere” şahit olmuş biri olarak, Memur-Sen’in teklifini yaptığı gün, yüzüme gayri ihtiyari bir tebessüm gelip oturuverdi.

Sokağa çıkıp önünüze gelene, “Hükümet memura bu yıl ne kadar zam verir” diye sorsanız, inanın büyük çoğunluğu 4 artı 4 derdi.

Nitekim KESK ve Kamu-Sen yetkilileri de bu durumu dillendirdiler ve tepki gösterdiler.

Sonra görüşmeleri dikkatlice izledim.

Kendi kendime, bu olsa olsa, “al gülüm ver gülüm” sözleşmesi”, pardon görüşmesi olur. dedim.

Benim kibar yaklaşımımı, Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, açık ve net biçimde dillendirdi. Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Akyıldız, yaşananlara “danışıklı dövüş”, “şike” diyordu:

“Bir konfederasyonla birlikte toplu görüşme sürecinden önce kapalı kapılar ardından pazarlığının yapılıp neticelendirilmeye çalışılmasını asla kabul etmeyiz. Danışıklı dövüşün şike şeklindeki uygulamalarını gördük. Siyasi irade bizim samimiyetimizi, gayretimizi görmek istememiştir. Siyasi irade bize göre kaybetmiştir. Çünkü kamu çalışanları, kendi gayretini görmeyen, samimiyetini görmeyen, kısaca kamu çalışanları kendisini sevmeyen bir görüntüyle karşı karşıyadır. Bu nedenle kamu çalışanları uygun fırsatı bulup hesaplaşmanın ipini çekmektedir. Bu hesaplaşma mutlaka değerlendirilecektir. Biz siyasi iradeye yeterince samimi davrandık ama karşılık göremedik. Kamu çalışanlarını bu denli küçümseyen, bu denli aşağılayan bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir.”

KESK yetkilileri başından beri,  gidişata dikkat çekiyor, Memur-Sen’in tek başınaymış gibi yaklaşımını eleştiriyordu. KESK Kadın Sekreteri Songül Morsunbul, dördüncü oturumu “tiyatral gösteri” olarak yorumluyordu.

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ile Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın memnuniyetle birbirlerine bakarak tokalaştıkları fotoğraflara baktım. Yalnız başınaydılar, diğer sendika temsilcileri yoktu.

Aslında perşembenin gelişi çarşambadan belli olmuştu.

İktidarlar gelir gider.

Ama, Memur-Sen’in bu görüşme döneminde yaşananları üyeleriyle tartışması gerekiyor. Özeleştiri yapması gerekiyor.

Bakınız, emekli öğretmen Sami Hasanoğlu, anlaşmanın verildiği haberin altına neler yazmış:

“Ben emekli öğretmenim, şu anda çalışanlar da emekli olacaklar ve emekli olunca unutulacaklar(bizim gibi) Yahu şu sendikalar ek zam, seyyanen gibi artışların emekliye yansımadığını bildikleri halde neden bunu talep ediyorlar anlamıyorum. Yarınını düşünmeyen insan topluluğuna mı "sendika" denir?... YAZIKLAR OLSUN..Yaptığım tüm sendikal mücadeleye de lanet ediyorum, biz böyle memur sendikası istemiyorduk.”

Bir-kaç tane daha memur sendikası kurulur mu acep?

KESK, Kamu-Sen, Memur-Sen…

Yok mu artıran?...

umitotan@gmail.com

DKM ARŞİVİ