forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

REKLAMCI GAZETECİLER…

Aktif .

umit_otan_120ÜMİT OTAN - EGE'DEN  

“Politikacı gazeteciler” tartışması içinde “reklamcı gazeteciler” biraz “gargaraya” geldi. Ben “etiğinden, metiğinden” vazgeçtim de “neden” sorusuna bir türlü yanıt bulamıyorum. Herkesin bir yanıtı var, benim yok. Sanırım salaklığımdan…

 

Banka reklamında oynayan delikanlıya bakıyorum ve çeşitli varsayımlara dalıyorum. Ama sonuçta hepsi “kof” çıkıyor.

Gerçekten, neden?

Popüler olmak, tanınmak istedikleri için mi?

Hayır. Bütün ülkece tanınıyor ve de seviliyorlar. Televizyonda izleniyor, gazetede okunuyor; sosyal medyada ordular halinde takip ediliyorlar.

O zaman para…

Çok iyi bir gelirleri, Bodrumda malikaneleri, güzel bir yaşamları var. Bir bakıyorsunuz burada bir bakıyorsunuz dünyanın bir köşesinde. Hayatın tüm zevkleri emirlerinde. Bundan ötesi can sağlığı…

Eeee,o zaman…

Bu “cennet hayatını” ölünceye kadar sürdürebilmek için “depoluyorlar” fikri cazip geliyor. Belki de “şöhretli” bir eski genel müdürün, “Etlik-Çinçin mahallesi dolmuşlarına binerim korkusunu” bu genç reklamcı gazeteciler de yaşıyor olabilir.

Hiç itirazım olmaz…

Ama, o zaman “etik” lafını ağzınıza almayacaksınız. Öyle bol keseden atmayacaksınız. Haberin tüm öğelerine yer veren programlar yapmanın kasıntısını yaşarken bir de hayatınıza bakacaksınız…

“Hayat öğretir” derdim sık sık. Artık vazgeçtim. Hayatın öğretebilmesi için istekli “öğrenciler” gerekiyor.

Eğer hayat öğretseydi, bir zamanlar banka reklamlarının “yakışıklılarını”, şimdi o bankaların yerinde yeller estiğini anımsar, ürperir ve vazgeçerlerdi.

Ben kendimce bir yöntem buldum.

Bir ara yazılarını keyifle okuduğum bir genç yazar vardı. Sonra bol kahkahalı reklamda izledim onu. Yabancılaştırma efekti gibiydi. Hemen vazgeçtim. O gündür bu gündür okumuyorum.

Her akşam kesinlikle kaçırmadığım bir programdı. O genç gazeteci  önce elinde bir telefonla başladı. “Hadi iletişimdir” diye kendimi kandırdım. Geçenlerde bir banka için karşımdaydı. Soğuk duş etkisi yarattı. Artık zaplıyorum. Twitter’da “bloklayıverdim”.

Ne yapayım benim elimden bu kadarı geliyor.

Kim bilir kaç kez yazmışımdır.

Madem hayat öğretmiyor. Yeniden anımsatayım:

“Fransız Gazetecilerin Mesleki Görev Şartnamesi” doksan yıl evet tam 90 yıl önce 1919’da kaleme alınmış. O gündür bugündür de üzerine başka bir ek yapmaya gerek kalmamış. İşte size bugünlerde de çok gerekli olan birkaç madde:

. Gazeteci, yalnızca mesleğine yaraşır görevleri kabul eder.

.  Kendi gazeteci kimliğini, bu kimliğin yaratacağı etkiyi ve ilişkilerini kullanabilecek hiçbir resmi ya da özel kuruluştan para almaz.

. Ticarete ya da paraya değgin hiçbir reklam metnine kendi adıyla imza atmaz.

İşte böyle…

Her şey bir yana,  hiç ummadıklarımın hiç ummadığım “yerlere uzanması”, bir yerlerimden parçalar koparıyor.

Deliriyorum…

umitotan@gmail.com

 

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN