forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Medyanın patronu reklam veren mi?

Aktif .

ETİKETLER:Ümit Otan

ÜMİT OTAN - EGE'DEN 

Hem bir köşede ahkam keseceksin, hem reklamlarda “arz-ı endam” edeceksin. Haber sunacaksın, reklam için verilen aralarda da olacaksın. Demek ki hayat öğretmiyormuş.

Yıllar önce arka arkaya batan bankaların reklamlarında oynayan “gazeteci kılıklılar” da hiç ders olmamış.

Reklam veren akıllı. Bakıyor popüler olma yolunda hızlı adımlarla koşturan bir gazeteci, hooop reklamlar. Bakıyor çok konuşulan bir oyuncu hooop araba reklamına.

Reklam veren  tabii işini yapıyor. Onlara diyecek bir sözümüz olamaz.

Sözümüz medya çalışanlarına.

Acaba diyorum, bazı gazeteciler, televizyoncular iyi haber, iyi program yerine, “Kıyak bir reklam kapsam” kaygısının mı peşindeler?

Ne yalan söyleyeyim, bana öyle görünüyor.

Normali şu: Ret edeceksin. Gazetecinin, gazetecilik dışında başka bir “ekmek kapısı”  peşinde koşturamayacağını bileceksin. Tamah etmeyeceksin.

Cumhuriyet’te yıllarca birlikte çalıştığımız, Hürriyet Gazetesi Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, 7 Ocak 2013’te yazdığı “Hem gazeteci hem reklamcı olunmaz” yazısına kimsenin tınmadığını görmüş olacak ki aynı konuya parmak basmış. 31 Mart  2013 günü, şu görüşlere yer vermiş köşesinde:

“Osman Müftüoğlu bir su şirketinin, Ayşe Arman ve Erman Toroğlu da inşaat firmalarının reklamlarında oynuyor; gazeteler, dergiler ve billboard’lardaki reklamlarında yer alıyor. Halbuki hem evrensel gazetecilik ilkeleri hem de Doğan Yayın Grubu’nun 10 Aralık 2012’de güncellenen ilkeleri gazetecilerin reklamlarda yer almasını sınırlıyor. Hatta güncellenen Yayın İlkeleri’nin içselleştirilmesini sağlamak üzere Hürriyet’te kurulan ‘Ortak Çalışma Grubu’  gazetecilerin reklamlara çıkması konusunda daha açık bir ilke benimsedi: ‘Yazar, karikatürist ve muhabirler başta olmak üzere editoryal kadroda görev alanlar, sosyal, bilimsel ve sanatsal amaçlı ücretsiz kampanyalar ve gazetelerinin tanıtımı dışında reklamlara çıkamaz; bu yolla maddi çıkar sağlayamazlar”.

Faruk Bildirici, reklamcı gazetecilerine gidişatı sorma gereği duymuş. Aldığı yanıtlar, “evlere şenlik”. Efendim reklam anlaşmalarını yayın ilkeleri açıklanmadan önce yapmışlar. Gazetecinin kendi mesleği dışında hiçbir iş yapamayacağı evrensel ilkesi daha dün çıkmadı ki…

Örnekleri Faruk Bildirici yazdığı için verdim. Öyle çoklar ki. Sizler de izliyorsunuzdur. Yabancılaştırma efekti gibiler. Bir tarafta ahkamını okuyorsunuz bir tarafta reklamına bakıyorsunuz. Bir tarafta oyunculuğunu izliyorsunuz, arada reklamcılığını.

Madem bazı gazetecilerin ağzının suyu akıyor reklamlara. “Bilmiyordum”, “Anlaşmayı daha önce yaptım” gibi komikliklere sığınıyorlar, o zaman bu “işe” el koyması gerekenler olmalı. Artık gazeteci cemiyetleri mi, sendika mı mutlaka bir çare bulmalı.

Yoksa ne mi olur?

İnşaatçı, sucu, telefoncu, otomobilci, bankacı “gazetecilerimiz” olur…

umitotan@gmal.com

https://twitter.com/umitotan

 

DKM ARŞİVİ