forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

ÖMER LÜTFİ METE

unal_bolat_yeniÜNAL BOLAT  

Artık bayramın daru’l ukbada olacak… Sevenlerin gözlerinde yaş, kalbinde hasretin yürekleri pür hûn içre bir Kurban arefesine yaklaşırken…Evet…

 

“Çok gencecik yaşında aldı felek…”, “Olmadık zamanda…” gibi bir duyguya kapılıyor yürekler… Amma “Cenab-ı Hak bilir” derdin yaşasaydın bize:

“O neylerse güzel eyler…”

Sevgili üstad…

Zaten o hilkat üzereydin, bilenler biler…

Uçurumun kenarındaydın.” Gülce’nde… “Bir gamzelik rüzgâr yetecek”ti senin için…

Ey “yazın” dünyasının civanı…

Hızır yaldoşın olur inşallah bu ebediyete uçuşunda…

Divan hazır, ferman hazır, kurban hazır” diyordun ya…

Bilmem biliyor muydun, bu sekiz uçmağa uçuşun tam da Kurban’ın son haftasında…

***

Başımız dönüyor, yüreğimizi yakan acı haberinle… Beynimiz bulanıyor şimdi bizim… El etmiyorsun sevdiklerine, gel etmiyorsun…

Sen yıllarca sanat fidanlığında gül yetiştirdin… Şimdi ey çileli bağban, bağçeni bırakıp nereye gidiyorsun?

Bu şehir girdap gülüm” derdin, girdap da mehtabı işaret ederdin…

Ey kaleme gem vuran sipahi, bizi “Allahsız Müslümanlar”la başbaşa bıraktın da kendin felaha erdin…

Biz halen feleğin suyu değil, kezzabıyla cebelleşeceğiz…

Komplolar ve ülkemiz üzerine oynanan büyük oyunlarla, karanlık odalarda kör noktalarla senin fikirlerin ışığında kendimize yön ve yol bulmaya çalışacağız…

***

Sabah gazetesinde yazmaya başladığında, nasıl da sevinmiştim.

İşte şimdi medyaya bir sabah oldu demiştim…

Kimlerin gönlüne güneş gibi doğarken, kimlerin ufkunu kararttığını bilemezdim…

Veda yazınızı yazdığınızda bile dost düşman herkese kulakta küpe bir manşet çekmiştiniz:

“Dünya birgündür, o da bugündür” demiştiniz.

Ah Ömer Ağabey…

Siz lanet de okusanız içinizdeki gazetecilik sevgisine, bu sevgiyle “ideal gazeteciliği” temsil ettiniz.

Bilmeyen ne bilir…

Öte yanda siz, bu ülkenin gençliğine yıllar öncesinden Türk Edebiyatı Dergisinde “Sanat fidanlığı”nda sanat ve edebiyat aşılayan bir öğretmen idiniz…

***

Tenkidiniz de takdiriniz de hepsi samimiydi. Hepsi bu ülkenin âli menfaati içindi.

Sizi anlayanlar da biliyordu anlamak istemeyenler de ki… Siz siyaset üstüydü bir milliyetçiydiniz…

Ama öte yandan, bu ülkede herkesi “yaratılanı sevmeli yaratandan ötürü” diyerek sevebilecek kadar hoşgörü üzereydiniz.

Ülke söz konusu oldu mu, essahtan bir Deliyürektiniz. Gülce’den titrerdiniz amma yedidüvele diklenirdiniz…

***

Sultanlar ardınızca yürümedi, sultan kalmayan bir dünyada…

Ama sizi anlayan bir Başbakanımızın olması sürur verdi gönlünüze…

Çok sevinmiştiniz sizi bizzattihi ziyaretine…

Biz de tüm sevenler olarak diyorduk ki: “Rabbim ömür katsın ömrünüze…”

Amma ağabeyciğim; seni bizden çok seven varmış ni’delim…

Kimi kime şikayet edelim?

Siz artık…

Emr-i ilahide buyurulduğu hal içindesiniz…

“Feleğe dayandınız… Öldünüz de uyandınız.”

Size çelenk de getirecekler, gül de…

Ama bilesin ki fatihalar okunacak ardından binlerce gönülde…

Var git güle güle… Sekiz uçmağa

Yunus Emre’nin yanında yer tutmağa…

***

Makamınız Cennet-i âlâ olsun…

Benim sevgili ağabeyim…

 

(İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râiûn)

 
 

 

 

 

 

 

DKM ARŞİVİNİ GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'NİN 1998-2001 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2001-2003 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN

DKM'NİN 2003-2009 ARASINDAKİ ARŞİVİ İÇİN TIKLAYIN