forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

MARMARA KİMYASAL ÇÖPLÜK OLMAKTAN KURTARILMALIDIR

unal_bolat_yeniÜNAL BOLAT

Yiğit Bulut da yazmasa kamuoyunun haberi olmayacaktı bu kimyasal çöplükten… Yalova Taşköprü’ye "Dünyanın en büyük kimyasal atık deposu" kuruluyor da kimsenin ruhu duymuyor.

 

Hem de dünyanın en büyük kimyasal atık depolama tesisi… Diğer bir deyişle Yalova gelişmiş ülkelerin istemediği zehirli, patlayıcı kimyasal atıklarının deposu haline getiriliyor!

Rakamlar gerçekten korkunç; 30 dönüm araziye 150'den fazla depolama tankı yapılacakmış.

Bu tanklara ulaşmak için de kıyıya 1 km mesafelik iskele kurulacakmış.

Sonra?

Hollanda'dan, Fransa'dan, Kanada'dan ve daha birçok ülkeden yüklenen kimyasal atıklar – ki ona kimyasal pislik demek daha doğru- gemilerle doğruca Yalova’ya getirilecek.

Niçin kendi ülkelerini kullanmıyorlar?

Çünkü kendi ülkelerinin vatandaşları istemiyor.

Yiğit Bulut’a bu hatırlatma için gerçekten teşekkür etmek gerekiyor.

***

Öte yandan 20 seneden beri “temiz çevre, temiz gıda ve temiz su” parolasını ısrarla vurgulayan Dr. İsmail Maraş, Marmara ve çevresiyle ilgili de hep diyordu ki:

“Marmara Türkiye’nin bir nevi kalbidir. Marmara Denizi’nin temiz tutulması Türkiye’nin geleceğini garanti eder. Bu bakımdan burada hiçbir sanayi tesisine hiçbir kimyasal tesise izin verilmemelidir.

İsterse 30-40 sene önce olsun, daha önce verilmiş olan kararlar da Devlet iradesiyle kaldırılmalı ve Marmara Denizi ve bölgesi bu tür istilalardan kurtarılmalıdır.”

Marmara bölgesi aslında şu an bile sanayi çöplüğü durumundadır. Petrol rafinerisi ve tersanenin yanı sıra birçok sanayi kuruluşu vardır. Otomotiv, yedek parça, vagon, ilâç, kimyasal madde, çimento, kâğıt, lâstik, metal eşya, içki, sigara vb. say say bitmiyor.

Bu fabrikalar Marmara’da nüfus yoğunluğunu artırmak bir tarafa denizi de tehdit etmektedir.

2008 yılında hazırlanan bir doktora tezine[1] göre Marmara Denizi’nde daha 1970 yılında yapılan bir ölçümde, 25 metre derinlikte ölçülen 8 miligramlık çözünmüş oksijen oranı litrede 4,5 mg’ye düşmüş durumdayken, bu oranın Kumkapı ve Bostancı açıklarında 3,5 mg’ye düştüğü tespit edilmiştir. Balıkların yaşaması için gereken oksijen miktarı ise litrede 4/4,5 mg’dır.

30 sene öncesinden bile gelinen vahim durumun şimdilerde hangi boyutlarda olduğunu tahmin etmek güç değildir.

Dr. İsmail Maraş işte bu bakımdan sanayi tesislerinin Marmara’ya zararının faydasından çok olduğunu iddia edenlerden. Hatta diyor ki Dr. Maraş:

“Bursa, Uludağ, Kocaeli, gibi çevredeki ırmaklar ve derelerin hazineleri Marmara’ya akmakta ama sanayi atıkları sebebiyle zayi olmaktadır. Turizme açılacak bir Marmara’da yılda en az 200 milyar dolarlık bir gelir bile sağlanabilir.”

Hasılı, bu vahim durumdaki Marmara, kimyasal ve sanayi atıklarından kurtarılmayı beklerken şimdi bir de yabancı devletlerin atıklarına çöplük mü olacaktır?

Bu nasıl bir karardır? Bu kararda kim ya da kimlerin imzası vardır?

Bu çılgın karardan sağ olsun sadece Yiğit Bulut’un mu haberi olmalıydı?

Bir tek o mu bu ülkenin çevrecisi?

Örneğin 17 seneden beri Deniztemiz sloganıyla faaliyette bulunan Turmepa Derneği’nin bu konudan haberi var mı?

Yoksa niye yok?

Nerede İTÜ’nün araştırıcıları?

Su Ürünleri ve bu konuyla ilgili fakülteler, Dalgıç Okulları bu kararlardan ne kadar haberli?

Yoksa onlar kendi açıkladıkları raporlardaki Marmara denizinin çok kirli olduğunu kabul etmekle mi yetiniyor?

***

Fakat, ümit ediyoruz ki Sayın Başbakanımız bu konuda da radikal bir karar alacaktır. Marmara Bölgesinin, bir bakıma turizmde işlenmemiş ham elmasımız olduğunu ve Marmara Denizi’nin sanayi tesisiyle değil insanla yaşayacağını belirterek, kim tarafından alınırsa alınsın, hangi kanun ya da yasaya dayandırılırsa dayandırılsın, teamül meamül dinlemeden, Yiğit Bulut’un da belirttiği gibi gerektiğinde "Derin Mekanizmaların Yerleşik Düzenini" kırarak da olsa bu konuya da el atacak ve Marmara Denizini böylesi istilalardan ve hele hele ellerin kimyasal çöplüğü olmaktan kurtaracaktır.



[1] Marmara Denizinde Çevresel Güvenlik / Dr. Seçil Mine Türk / A.Ü. 2008

unalbolat@gmail.com

DKM ARŞİVİ