forkredit.com | Îôîğìëåíèå ó÷àñòêà | vivaspb.com | finntalk.com
Hata
  • XML Parsing Error at 1:456. Error 9: Invalid character
  • XML Parsing Error at 1:443. Error 9: Invalid character
Yazdır

B?R ?KT?DAR OYUNU OLARAK ASKER?YE HABERLER?

Aktif .

PROF. DR. NAC? BOSTANCI 

"Or'lar?n toplant?s?... Generaller hep birlikte istifa edecekler... Genelkurmay k?sa ama ?iddetli bir aç?klama yapt?, durumu ciddi olarak de?erlendirdi. Ak?am Genelkurmay'dan ayr?ld?lar fakat belli ki bu ak?am yine Genelkurmay'?n ???klar? aç?k kalacak..."

Son dönemde geli?melerin "asker cephesi" anlat?l?rken kullan?lan kimi ba?l?klar bunlar. Düz okumayla farkl? anla??lacak bu ifadeleri baz? haber spikerleri jestleri, mimikleri, vurgular?yla heyecan katmay? seviyorlar. Do?rusu halk?n çok naif oldu?u, vurgudan, imadan, göndermeden hareketle kastedilen heyecana kendilerini teslim edecekleri varsay?lamaz. Çünkü bunlar, bas?n?n s?k s?k kulland??? ilginç efektler. ?lginçlik çabas? ve s?kl?k insanlar? baym?? vaziyette. Yine de bu haber stratejisine ba?vurman?n bir manas? var. Söz konusu askerler olunca haberin gerektirdi?i "be? N bir K" kural?n? es geçip söz, jest, gönderme ile alacakaranl?k bir âlem yaratma dü?üncesi belli ki kimilerine i?e yarar gibi görünüyor. "Genç subaylar rahats?z, bir üst düzey askerî yetkili," gibi haberler de verilirdi eskiden. Gazetelerde bir kö?ede küçük bir haber de?il, sekiz sütuna man?et olarak sunulurdu. Herhangi bir gazetecili?e giri? kitab?n? okumu? olan?n dü?meyece?i bu "acemilikten" anl? ?anl? gazeteciler niçin çok önemli bir görevi ifa ediyorlarm?? havas? ç?kart?rlar?

AR?FE TAR?F GEREKMEZ ?MALARI

Bas?n dünyas?nda bu tür habercili?in ilgi görmesinin bir nedeni, aç?k oldu?u kadar gizemli yanlara da sahip "iktidar ili?kileri". Her yerde her ?ekilde kar??m?za ç?kan iktidar ili?kilerinden elbette bas?n da vareste de?il. Haber, resim, üslup, sekiz sütuna man?et, ima, bol bol kullan?lan s?fatlar, hep iktidar ili?kilerini dönü?türmek için. Ancak bas?n?n, en az?ndan meslek ilkeleriyle de uyumlu ahlaki görevi, "objektif bilgi" ile sürece kat?lmas?d?r. Bu kurall?, i?in kitab?na uygun bir tutumdur. Objektif bilgi derken kas?t, ne olup bitiyorsa "objektif ?ekilde" yans?t?lmas? de?ildir. Objektiflik bir ideolojidir ve kimse objektif de?ildir. Objektif olan, ad? üstünde foto?raf makinesinin objektifidir. O bile yapt??? çerçeveleme ile hakikatin kimi k?s?mlar?n? saklar, kimilerini çekim aç?s?na göre öne ç?kart?r. ??in içine insan, onun görme biçimi, akl?, fikri, ideolojisi, ç?karlar?, ba?lar? girdi?inde, "ne gördü?ü" hususu da kar??maya ba?lar. Buradaki objektif bilgi "mukayese edilebilir bilgi"dir. Verdi?iniz haber ba?kalar? taraf?ndan da takip edildi?inde, en az?ndan benzer bir ba?lama oturmal?d?r. O ölmez yitmez örnekteki gibi, müftünün keçisi çal?nd???nda bunu müftü keçi çald? diye vermemelisiniz. Evet, müftü, keçi ve çalmak fiilleri do?rudur fakat kompozisyon kas?tl?d?r. Olmayan? olmu? gibi göstermek, dedikodu ve söylentiden "gerçek" hikâyeler ç?kartmak, ya da ima ve dolay?m ile kamuoyunu yönlendirmeye çal??mak kabul edilemez. Bunlar marifetiyle iktidar ili?kilerini biçimlendirmek isteyenler, bellidir ki, aleni süreçlerden, toplumun ola?an ak???ndan, iktidar güçlerinin toplumdaki ?effaf resminden umudunu kesmi?, buna dayal? bir habercilikten kendi muratlar?n? ç?kartamayacak olanlard?r. Gerçekli?i ters yüz etmek, hususi bir okuma yapmak, kompozisyonu masa ba?? habercili?i esas?nda gerçekle?tirmek, dil oyunlar?ndan medet ummak zay?flar?n ve ümitsizlerin yöntemleridir. Bunlar i?e yarar m?? Hay?r, hiçbir zaman yaramam??t?r. Sadece çaresiz stratejiler olarak sahiplerine bir süre yalanc?, yan?lsama dolu bir dünya hediye ederler. Sonras? ise ac? gerçekli?e uyanmakt?r.

Bu habercili?in ikinci nedeni, "haberi verilen" çevrenin kendine has özellikleridir. Askeriye, üniformas?, yap?s?, örgütleni?i, bir kurum olarak iç akl? özel bir bürokratik çevredir. Üstlendi?i görev, kendini var eden ?artlar itibariyle sivil kesimlerden farkl?d?r. Çal??ma mekânlar? izoledir, istedi?iniz an giremezsiniz. Lojmanlar?, e?lence yerleri de t?pk? çal??ma alanlar? gibi derin çizgilerle sivil kesimden ayr?lm??t?r. Bu çizgiler, "nelerin olup bitti?i" konusunda istenilen her anda bilgi ak???na imkân vermez. Hatta bilgi ak??? ar?zi gizlilik sakl?l?k ise prensip gere?idir. Gizlilik, sahipleri kendi adlar?na konu?amad?klar?nda, birilerinin spekülasyonu için uygun bir vasat olu?turur. Öte yandan geli?mekte olan her ülkede en merkezî güç ordudur. Sivil toplumun geli?medi?i, demokrasinin oturmad???, halk?n re?it say?lmad???, her halükarda otoriter e?ilimlerin öne ç?kt??? bu yerlerde askeriye, e?er iktidarda de?ilse bile onun yan?nda yöresindedir, her an da iktidar? devralmaya haz?r ve naz?rd?r. Türkiye 1980 darbesine kadar böyle bir ülkeydi. Yar?m doktor candan, yar?m hoca imandan, yar?m demokrasi de demokrasiden eder. Türkiye 12 Eylül'den sonra yeni bir yola girmi?, sivil toplumu geli?tirme, ekonomiyi canland?rma, demokrasiyi kurumla?t?rma konusunda ad?mlar atm??t?r. Ancak hâlâ bizim toplumsal belle?imizde ordu "iktidarla" ba?lant?l? bir asabiyeyi hat?rlat?r, kimileri ise o toplumsal belle?i çal??t?rmak, art?k görünür olmayan "manevi" vesayetini ça??rmak için "gizemli" bir dille askeriyeden bahseder. Bu "lüzum" askeriyeden çok bu dilin sahiplerinin kendilerine "ortak" aray???ndan kaynaklan?r. Demokrasinin aleni süreçleri çerçevesinde halk? temsil etme, onun beklentilerini dile getirme niteli?ini, burada analizi uzun sürecek sebeplerle yitirenler, yine bir çaresiz strateji olarak askeriye üzerinden iktidar oyununa kat?lmak isterler. Askeriyenin kendi ?artlar?ndan kaynaklanan "mahrem" yap?s?, kamuoyuyla sürekli ileti?im kurma araçlar?ndan mahrum olu?lar?, mevcut geçi? ?artlar?ndaki konumlar?, onlar ad?na manipüle edilmi? bir temsilcilik üstlenme i?ini kolayla?t?r?r. Böylelikle olup bitenler, resim yeterince heyecan verici olmasa bile, ses tonu, vurgulama, imalar, "arife tarif gerekmez" bab?ndan bir heyecan ile "varsay?lan eksiklik" telafi edilmeye, eski bir hat?ra canland?r?lmaya çal???l?r.

"T?YATROYU ÖLDÜREN T?YATRODUR"

12 Eylül'den bu yana otuz y?l geçti. Arada 28 ?ubat sürecini ya?ad?k. Sonras?nda ise ?imdi mahkemelere intikal etmi? birtak?m darbe planlar? iddialar? var. ?ktidar ili?kilerinde egemen bir mevkide bulunma gelene?ine sahip ordunun, de?i?en ?artlar esas?nda yeniden yap?lanmas? ve müesses demokrasinin askerî bir kurumuna dönü?mesi zaman i?idir. Baz? al??kanl?klar, refleksler, ak?l yürütme biçimleri gücünü, etkinli?ini yitirerek de olsa bir süre daha varl???n? sürdürür. 12 Eylül'den yakla??k bir y?l önce komutanlar?n cumhurba?kan?na vermi? oldu?u mektubu hat?rlayal?m. O dönemin siyasi kadrolar? bu giri?imi b?rak?n sorgulamay?, reddetmeyi, bunu siyasi iktidar üzerinde bir vesayet giri?imi olarak görmeyi, mektup kime verildi, ordu kimi i?aret etti, bunun tart??mas?n? yapm??lard?. O günlerden darbe planlar?n?n yarg?land??? bu günlere geldik. Genelkurmay ba?kan?n?n da s?k s?k vurgulad??? ve böyle yapma lüzumunu hissetti?i gibi ordu, dünyan?n mevcut ?artlar?n?n bütün kurumlara biçti?i roller çerçevesinde kendi yerini demokrasi esas?nda yeniden in?a ediyor. Fakat belli ki askeriyenin d???ndaki kimi sivil çevreler bunu yeterince anlam?? de?iller. Onlar hâlâ orduya dayal? gizemlile?tirilmi? bir güç göndermesinin i? görece?ini hayal ediyorlar. Fakat haberleri yapma biçimlerine, ses tonlar?na, haberin genel ba?lam?na daha dikkatle bak?n?z. O zaman göreceksiniz ki onlar, asl?nda kendi yapt?klar? haberin dahi kast? itibariyle imkâns?z bir giri?im oldu?unun fark?ndalar. Yüzleri, gözleri, seçtikleri kelimeler, haberlerin k?sal??? söylediklerini tekzip eden ba?ka bir hikâyeyi anlat?yor. Zaten dil ve görüntü oyunlar?, bir amaca hizmet ederken ayn? zamanda kendilerini if?a ederler. Shakespeare "tiyatroyu öldüren tiyatrodur," der, etkiyi öldüren de bizatihi etki do?urmaya yönelik güçlendirmenin kendisidir. Sonuçta rol sahipleri ne kadar anl?yorlar bilmiyoruz ama bu "oyun" art?k kendi üzerine katlan?yor.

NOT: Bu yaz? Zaman Gazetesi'nin Yorum Sayfas?'nda yay?nlanm??t?r.

DKM AR??V?N? GOOGLE'DA ARAYIN

DKM'N?N 1998-2001 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2001-2003 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

DKM'N?N 2003-2009 ARASINDAK? AR??V? ?Ç?N TIKLAYIN

Untranslated Strings Designer

Hiçbiri